Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/25310 E. 2023/14295 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/25310
- Karar No
- 2023/14295
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Sonucu Yaralanma Nedeniyle Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/Davalının istinaf başvurusunun esastan reddi-Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü SAYISI : 2017/231 E., 2018/579 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sevk ve idaresindeki aracın, 08.05.2017 tarihinde davacının sürücüsü olduğu motosiklete çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazası sonucu davacının ağır yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının kendi kusurundan kaynaklanan kaza nedeniyle haksız kazanç elde etmek istediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı idaresinde bulunan motosiklet ile davalı idaresindeki aracın karıştıkları kaza sonucunda davacının yaralandığı, sağ bacağının kesildiği ve kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %25 oranında, davalı sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğu, kazadaki kusur durumu, yaralanmanın boyutları ve manevi tazminatın belirlenmesine dair esaslar dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle %57 oranında maluliyeti bulunan ve sağ bacağı diz kapağından kesilen, kaza tarihi itibariyle 40 yaşında olan davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, tarafların mali ve sosyal durumları da dikkate alındığında yetersiz olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kusur tespiti gerektiğini, kaza sırasında motosiklet kullanmak bakımından giyilmesi zorunlu olan giysileri giymeyen davacının yaralanmasında bu durumun etkisini dikkate almaksızın fahiş tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olması olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında yapılan tespit ile taraflar arasında görülen maddi tazminata ilişkin davada alınan kusur raporunun aynı yönde olduğu ve uzman bilirkişi tarafından yapılan kusur tespitinin uygun bulunduğu, olayın oluş şekli, davacının yaralanmasının boyutu, kazanın oluşundaki davalı taraf kusuru yanında, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı için belirlenen tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek olması gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50 ve 56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur belirlemesinin isabetli bulunmasına ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.