Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21910 E. 2023/503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21910
- Karar No
- 2023/503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/327 E., 2021/569 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigorta sözleşmesine dayalı maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 28.07.2010 tarihinde Finansbank A.Ş. Bahçelievler Şubesi'nde uzun vadeli konut kredisi kullanıldığını, murise hayat sigortası yapıldığını, 22.12.2010 tarihinde ise murisin vefat ettiğini, mirasçıların davalıya müracaat edip tazminat talep ettiklerini, ancak müteveffanın koroner damar ameliyatı olduğu, sigortadan önce hastalığı bulunduğu ve bu hastalığın başvuru formunda beyan edilmediği gerekçesi ile talebin reddedildiğini, murisin ameliyatından 2-3 gün sonra konut kredisi talep edildiğini, ameliyatlı olması sebebi ile banka çalışanın bizzat adrese gelerek hasta ve ameliyatlı olduğunu görerek, başvuru ve beyan formunu imzalatarak evden ayrıldığını, bilahare banka tarafından içeriğin doldurulduğunu, şirketin kendi çalışanının aydınlatma görevini yerine getirmediğini belirterek 122.800,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Hayat Sigortası Genel Şartnamesi'nin C.2-2 maddesi uyarınca, sözleşmenin kurulumu sırasında doğru beyanda bulunulmadığını, hastalık belirtilse idi işlemin yapılmayacağını, ağır ve evden çıkamayacak şekilde hasta olan bir kişinin konut alması ve sigorta başvurusu yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 27.05.2014 tarihli ve 2011/190 Esas 2014/142 Karar sayılı kararıyla; "...sigorta korumasına alınan konut kredi borcunun halen devam ettiği, davacılar tarafından ödemenin sürdürüldüğü, sigorta poliçesindeki bedelden öncelikle alacağını tahsil etme hakkına sahip daini mürtehin bankanın bu bedelin sigorta şirketinden tazmini için kayıtsız şartsız muvafakati olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 24.11.2020 tarihli ve 2020/1514 E - 2020/7499 sayılı ilamıyla; "..somut olayda, temyiz aşamasında Dairemizin 25.11.2019 tarih ve 2017/2155-2019/11053 sayılı Geri Çevirme kararı üzerine sigorta ettiren (dain-i mürtehin)Finansbank A.Ş'ye borcun ödenip ödenmediği sorulmuş, cevabi yazı ekinde gönderilen hesap dökümüne göre murisin kredi borcunun 08.05.2015 tarihi itibarıyla kapandığı anlaşılmıştır. Eksik incelemeyle hüküm verilemez. Dain-i mürtehin tarafından verilen muvafakat davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olup, banka tarafından kredi borcunun kapatıldığının bildirilmesi halinde menfaati kalmayan bankanın davaya muvafakatinin aranmasına gerek yoktur. Bu durumda mahkemece, poliçede dain-i mürtehin olarak görünen Finansbank A.Ş kredi borcunun ödendiğini bildirdiğinden işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, dava dilekçesinde davacıların 122.800,00 TL'lik kredi borcundan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti talebi, hakkında tefrik kararı verilen Finansbank A.Ş'ye yönelik olduğundan, hükümde davalı yönünden de böyle bir talep varmışçasına red kararı verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...ameliyatlı olduğu saklanamayacak durumdaki kişinin kendisini sağlıklı beyan etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı tarafından cayma hakkının süresinde kullanılmadığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile 122.800,00 TL'nin dava tarihi olan 04.04.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffanın hastalığını gizlediğini, müvekkilinin cayma hakkını kullandığını belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların murisinin kullandığı uzun vadeli konut kredisi kapsamında muris adına düzenlenen hayat sigortası sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427 vd maddeleri, Hayat Sigortaları Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda dökümü yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.