Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/1744 E. 2023/9671 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/1744
- Karar No
- 2023/9671
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/207 E., 2020/3959 K. HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/ Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/102 E., 2018/357 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının alacağı için davalılardan ... Yapı şirketi aleyhine İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü ve İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nde icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu ... Yapı şirketinin araç ve taşınmazlarının haczinin talep edildiğini, borçlu şirket adına taşınmaz kaydına rastlanmadığını, ancak bir kısım taşınmazlarının muhtelif tarihlerde satıldığını, tapu kayıtlarının incelenmesiyle taşınmazların daha önce aileye, şirket ortaklarına, yakınlarına satıldığını, bu tasarrufların muvazaalı olduğunu, borçlu şirketin mal kaçırmak kastıyla taşınmazları devrettiğini beyanla davanın kabulü ile taşınmazların devrine ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Yapı San. ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin dava konusu gayrimenkullerin üzerinde bulunduğu taşınmaza ilişkin kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, payına tekabül eden bağımsız bölümleri işinin gereği sattığını, satış yapılan kişilerin şirket ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, tamamen iyi niyetli 3.kişiler olduğunu, söz konusu taşınmazların farklı tarihlerde farklı kişilere satıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin B blok 23 nolu bağımsız bölümü davalı ... Yapı San şirketinden 14.04.2012 tarihinde tapu yolu ile devir ve temlik aldığını, satış bedeli olarak 1 adet wolksvagen jeep ile 5.000,00 TL nakit 40.000,00 USD, ve 4 adet her biri 10.000,00 USD lik senet verildiğini, aracın ... ...'ın talimatı ile ... Birken'e 85.000,00 TL'ye devrinin yapıldığını, müvekkilinin tarafları tanımadığını, haciz ve borç ilişkisinden bihaber olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, diğer davalılarla hiçbir akrabalık ve ticari bağı bulunmadığını, daireyi para karşılığı satın aldıklarını, 150.000,00 TL peşin ödeme yaptığını beyanla davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan işlemin ivazlı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, 22 ve 28 nolu daireleri satın aldığını ve davacının varlığından haberi olmadığını, davalı ... Yapı San şirketinden yatırım amaçlı projeden iki adet taşınmazı bitmiş ve iskanı alınmış şekilde teslim edileceği inancı ile toplam 252.200,00 TL bedelle satın aldığını, müvekkilinin ödediği bedelin taşınmazların satış tarihindeki değerinin üstünde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı, borçlunun mal kaçırma kastının olmadığı ve diğer davalıların dava konusu taşınmazların bedelini ödeyerek satın aldıkları, alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, satış bedellerinin ödendiğinin kanıtlanamadığını, satış bedelleri ile rayiç bedeller arasında misli fark bulunduğunu, davalılar ile borçlunun birbirlerini tanıdıklarını, davalıların borçlunun mal kaçırma kastını bildiklerini, davalı ... Bucak'ın davalı borçlu şirketinin ortağı ve temsilcisi olduğunu, dava konusu taşınmazlar üzerine davalıların devralmasından sonra davalı ... ...'ın borçlusu olduğu İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün 2012/23312 ve 2012/23313 Esas ... dosyaları ile haciz konulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların devir bedelleri ile rayiç bedelleri arasında misli fark bulunmadığı, davalılar ... , ... ve ... ile davalı borçlu şirketin ortak ve yöneticileri arasında akrabalık bağı veya organik bağ bulunmadığı, bu davalıların borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olduklarının ispatlanamadığı bu nedenle bu davalılar yönünden tasarrufun iptali şartlarının oluşmadığı, davalı ... yönünden yapılan incelemede; bu davalının borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olduğu, bu nedenle bu davalı yönünden İİK 280/1 şartları oluşmuş ise de; davacı tarafından bu davalının, dava konusu 23 numaralı bağımsız bölümü 18.04.2012 tarihinde elden çıkarması nedeniyle davanın tazminata dönüştüğü belirtilerek bu davalı yönünden taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki rayiç bedelinin İİK 283/2 maddesi uyarınca tazminat olarak ödenmesini talep etmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların dava konusu taşınmazların bedellerini ödeyerek satın aldıklarını ispatlayamadıklarını, davalı ...'in taşınmazın bedelini ödediğine delil olarak 23.05.2011 tarihli bir ödeme dekontu sunduğunu, ancak ödeme dekontunda görünen ödemenin ne için yapıldığının yazmadığını, davalı ...'ın sunmuş olduğu satış sözleşmesinin adi yazılı olup her zaman düzenlenebilir bir sözleşme olduğunu, araç satış sözleşmesi sunmasına karşın aracın bir üçüncü kişiye devredildiğini, davalı ... ile davalı borçlu arasında bir satış gerçekleştiği iddiasına delil olarak yalnızca adi yazılı bir sözleşme sunduğunu, bu sözleşmenin de adi yazılı olması bakımından her zaman düzenlenebilecek bir sözleşme olduğunu, davalı ... yönünden davanın şartlarının mevcut olduğunu, alacağının karşılanması amacıyla açılmış bir tasarrufun iptali davasında davacının tazminat talebinin olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 ... İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazların tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek değerleri arasında mislini aşan fark oluşmadığının anlaşılmasına ve davalı borçlu şirket ile taşınmazların devredildiği davalı 3.kişiler ... ve ... ile, davalı 4.kişi ... arasında herhangi bir akrabalık, arkadaşlık, ticari ilişki vb tanışıklığın ispatlanamamasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Bu halde dördüncü kişi yönünden bedel farkı yeterli olmayıp kötü niyetinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Somut olayda, davalı borçlu şirket tarafından dava konusu taşınmazlardan İstanbul Çekmeköy Taşdelen Mahallesi 718 Parsel B Blok 23 nolu taşınmaz 21.02.2012 tarihinde davalı üçüncü kişi ...'a, onun tarafından da 18.04.2012 tarihinde davalı dördüncü kişi ...'a satılmıştır. Dördüncü kişi konumundaki davalı ... yönünden ivazlar arasındaki fahiş fark yeterli olmayıp kötü niyetinin ispatlanmış olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince; davalı 4.kişi ... ile davalı borçlu şirketin ortak ve yöneticileri arasında akrabalık bağı veya organik bağ bulunmadığı, bu davalının borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olduklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın davalı 4.kişi ... yönünden reddi doğru ise de; Bölge Adliye Mahkemesince de belirlendiği üzere, taşınmazın devredildiği davalı 3.kişi ...; davalı borçlu şirketin ortağı ve diğer ortağı ve yetkili temsilcisi olan ... ...'ın kardeşi olması nedeniyle borçlu şirketin içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olup, bu davalı yönünden İİK 280/1 şartları oluştuğundan ve her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davacı tarafından davalı ...'ın, dava konusu 23 numaralı bağımsız bölümü 18.04.2012 tarihinde elden çıkarması nedeniyle davanın tazminata dönüştüğü belirtilerek bu davalı yönünden taşınmazın elden çıkarıldığı tarihteki rayiç bedelinin İİK 283/2 maddesi uyarınca tazminat olarak ödenmesini talep etmediği belirtilmişse de davacının amacı, alacağına kavuşmak olduğundan, çoğun içinde azın da bulunduğu ilkesi gözetilerek, davacının alacağını almasına olanak sağlayacak biçimde davanın davalı dördüncü kişi ... yönünden reddi, İİK'nun 283.maddesi gereğince davalı üçüncü kişi ...'ın dava konusu taşınmazlardan İstanbul Çekmeköy Taşdelen Mahallesi 718 Parsel B Blok 23 nolu taşınmazı elinden çıkardığı 18.04.2012 tarihindeki gerçek değeri oranında tazminatla (davacının icra takibine konu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere) sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.