Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/8955 E. 2012/12622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8955
- Karar No
- 2012/12622
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... vdl. vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vd. aleyhine 14/07/2003 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile reddedilmelidir. 2-Davacıların diğer temyizine gelince; Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, dava ve ıslah dilekçeleri ile istedikleri maddi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmişlerdir.Tazminat hukuku ilkeleri gereğince haksız eylemden ... zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda zarar olay gününde gerçekleştiğinden, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, kabul edilen maddi tazminatlara olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, ıslah edilen bölüm için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru değildir.Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. 3- Davalı ...'nın temyizine gelince; a) Davacılar dava dilekçesi ile, desteklerinin kullandığı araç ile davalılardan ...'ın kullandığı ve davalı ... Bakanlığına ait cezaevi aracının çarpışmaları neticesinde desteğin öldüğünü, olayda desteğin kusurunun bulunmadığını beyanla maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davacıların uğradığı maddi ve manevi zararın her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu olayla ilgili kesinleşen ceza mahkemesi kararında da belirtildiği ve mahkemece de benimsendiği üzere söz konusu trafik kazasının,davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki cezaevi nakil aracı ile saat 19.00 sıralarında Develi istikametinden Kayseri istikametine doğru seyir halinde iken,önüne çıkan iki adet başıboş hayvandan birine çarptıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek, davacıların desteğinin kullandığı ve karşı yönden gelen araca çarpması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Yine dosyada mevcut kusura bilirkişi raporlarında davalı sürücünün kusurlu olduğu ve kusurunun bulunmadığı yolunda farklı yönde görüşler bildirilmiş, mahkemece, kazanın anılan şekilde meydana geldiği kabul edilerek; kazaya, yoldaki iki başı boş hayvanın sebebiyet vermiş ise de, bu durumun 2918 sayılı kanunun 86. maddesi bağlamında davalı işletenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı gerekçesiyle, oluşan zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, bununla birlikte gerekçeli kararın bir bölümünde son bilirkişi raporuna itibar edildiğinden bahisle davalı sürücünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Olayın oluş biçimi ve mahkemenin kabul şekli itibariyle davalı sürücünün kusursuz olduğu yolundaki gerekçe yerinde değildir.Ancak netice itibariyle işletenin sorumluluğunun devam ettiği yönündeki gerekçeye istinaden tesis edilen hüküm doğru olduğundan, kararın gerekçesindeki bu bölümün çıkarılması gerekmiştir. b) Davacı tarafın dava dilekçesinde talep ettiği destekten yoksun kalma zararı ve araç hasarı talepleri yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yerel mahkemece,davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3.maddesi gereğince reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Yerel mahkemece yukarıda açıklanan düzenleme gözetilmeyerek, tazminat isteminin reddedilen kısmı için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (3-a) sayılı bentte gösterilen nedenlerle kararın gerekçe bölümünün 9. paragrafının son cümlesi ile 10. paragrafının ''olayda aracın ve araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmamaktadır'' cümlesinin gerekçeden çıkarılmasına; (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin silinerek yerine '' Davacı ...'nin maddi tazminat talebinin kabulü ile 23.989,95 TL nin olay tarihi olan 18.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,'' cümlesinin yazılmasına; hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin silinerek yerine ''Davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile 6.065,17 TL nin olay tarihi olan 18.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,'' cümlesinin yazılmasına; temyiz olunan kararın yukarıda 3-b sayılı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasına son bent olarak ''Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen tazminat istemi yönünden hesaplanan 1.200 TL ücreti vekaletin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine," biçimindeki tümcenin yazılmasına; tarafların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden davacılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.