Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/7088 E. 2012/15833 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7088
Karar No
2012/15833
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... Medikal Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... tarafından, davalı Adalet Bakanlığı aleyhine 02/09/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, İİK 5. maddesine dayanılarak açılan ve icra müdürünün hatalı işlemi nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, dava dışı takip borçlusu ... ... (... Medikal Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi) aleyhine icra takibi başlattığını, takip devam ederken takip borçlusunun menfi tespit davası açarak İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbir isteminde bulunduğunu, mahkemece “banka teminat mektubu” karşılığında icra takibinin durdurularak “paranın alacaklıya ödenmemesi” konusunda tedbir kararı verildiğini ancak menfi tespit davasının takip borçlusu aleyhine reddedilerek kesinleştiğini, menfi tespit davasındaki “banka teminat mektubunun” icra dosyasına gönderildiğini ve icra müdürü tarafından da usulsüz olarak takip borçlusuna iade edildiğini belirterek teminat mektubunun usulsüz olarak takip borçlusuna iade edilmesi nedeniyle teminat mektubunu paraya çevirerek alacağını tahsil edebilme imkanından yoksun bırakılması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı, menfi tespit davasının açılması nedeniyle uğranılan zarara karşılık olarak teminat mektubunun verildiğini kaldı ki menfi tespit davasında icra inkar tazminatına da karar verilmediğini ve teminatın açığa çıktığını, tek tahsil biçiminin teminat mektubunun paraya çevrilmesi olmadığını, icra takibinin devam ettiğini burada yapılacak hacizlerle alacağın tahsil imkanının bulunduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece, menfi tespit davasında icra dosyasındaki asıl alacak ve ferileri gözetilerek alınan banka teminat mektubu karşılığında icra takibinin durdurulduğunu, teminatın borçluya verilmesinin hatalı olduğunu ve icra alacaklısının teminatı paraya çevirerek alacağını tahsil edebilme imkanınından yoksun bırakıldığını belirterek teminat bedeli kadar zarar olduğu benimsenerek istemin kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğinden, davaya konu banka teminat mektubunun hatalı olarak takip borçlusuna verilmesi eylemi nedeniyle icra müdürü hakkında görevi kötüye kullanma suçundan yapılan yargılamada; teminat mektubunun menfi tespit davasında alındığı, her nasılsa icra müdürlüğüne gönderildiği, icra müdürünün teminat mektubunu muhafaza görevinin bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, İİK 72/3-4 maddesi düzenlemesinde; “...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır...” denilmektedir. Buna göre davacı, ancak, menfi tespit davasının açılmış olması ve tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması nedeniyle alacağına geç kavuşmuş olmaktan doğan zararının, gösterilen teminattan karşılanmasını isteyebilir. Ne var ki kesinleşen menfi tespit davası takip borçlusu aleyhine sonuçlanmış takip alacaklısı yararına da bu nedenle bir zarar takdirinde bulunulmamıştır. Öte yandan davacı, eldeki davayı az önce açıklanan nedenlere dayanarak uğradığı zararın ödetilmesi istemiyle açmadığı gibi ilgilisine karşı da ayrıca tazminat davası açmadığından ve teminatın da icra müdürlüğü tarafından değil menfi tespit davasında mahkemece alındığından istemin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 31/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.31/10/2012

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2012/7088, K. 2012/15833, T. 31.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2012-7088-e-2012-15833-k-24f0fa3ccb27