Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/7311 E. 2012/8661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/7311
Karar No
2012/8661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 14/07/2008 gününde verilen dilekçe ile tasarrufun iptali ve tescil istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28/01/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalı ...'nın diğer temyiz itirazına gelince: Dava, muvazaaya (BK 18. madde) dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Yerel mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Kural olarak muvazaa nedeniyle hakları zarara uğratılanlar, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler. Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem haksız eylem niteliğindedir. Ancak muvazaalı muamele (danışıklı işlem) ile hakkın zarar gördüğünün benimsenebilmesi için danışıklı işlemde bulunandan bir alacağın var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlemin yapılması gerekir. Somut olayda; davacının icra alacaklısı sıfatıyla başlattığı icra takibi devam ederken davalı ... adına kayıtlı Ankara İli Haymana ilçesi Sarıgöl köyündeki 236, 385, 16, 99 ve 162 parsel sayılı taşınmazlar diğer davalıya değerinin altında satılmıştır. Davacının bu davadaki amacı muaccel alacağını tahsil edebilmek için hukuki muamelenin kendisi yönünden geçersizliğini sağlamaktır. Davacının bu hakkı, ayni değil kişisel bir hak olması itibariyle kişisel bir sonuç doğurur. Davacının iddiasının kanıtlanması durumunda iddianın taşınmazın aynına ilişkin olmadığı alacağın tahsilini sağlamaya yönelik bulunduğu da gözetilerek, taşınmazın ayni ile ilgili bulunan tapunun iptaline değil (olayda kıyasen uygulanması gereken İİK’nun 283/1. maddesi uyarınca) iptal ve tescil olmaksızın başka bir olgu veya kararla alacağı kesinleşen davacının bu hakkından dolayı taşınmazın haciz ve satışına karar verilebilecektir. Bu davanın amacıda budur. Şu halde mahkemece icra takibine konu alacağın tahsiline imkan verecek ölçüde haciz ve satış imkanı sağlanmasına yönelik hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle hükmün 1./(a,b,c,d,e) bentlerinin silinerek yerine tek bent halinde; “…Davanın kabulü ile, Ankara İli Haymana İlçesi Sarıgöl Köyü 236 parselde Hüseyin oğlu ...'a ait 1/3 hissenin, aynı yerde bulunan 385 parseldeki Hüseyin oğlu ...'a ait 1/3 hissenin, aynı yerde bulunan 16 parseldeki Hüseyin oğlu ...'a ait 1/4 hissenin, aynı yerde Hüseyin oğlu ...'a ait 99 parsel ve Hüseyin oğlu ...'a ait 162 parsel ile ilgili tapu kaydının iptaline gerek olmaksızın icra takibine konu alacağın tahsiline imkan verecek ölçüde haciz ve satış imkanı verilmesine ...” sözcük dizisinin yazılmasına, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/05/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/7311, K. 2012/8661, T. 16.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-7311-e-2012-8661-k-6357147a771f