Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/6879 E. 2011/6640 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6879
Karar No
2011/6640

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 04/01/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; görevsizliğe dair verilen 29/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, su boru hattının onarımı için davalılardan ... tarafından açılan çukura düşüp yaralanması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Türk Ticaret Yasası'nın 18/1. maddesi gereğince " Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet,belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar." Aynı Yasa'nın 12/11. maddesi gereğince de "Su, gaz ve elektrik dağıtma, telefon ve radyo ile haberleşme ve yayın" ve bunlara benzeyen işlerle uğraşmak üzere kurulan müesseseler, ticarethane sayılır. Doktrinde de ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmek üzere kurulan, bütçesi ve malvarlığı kamu tüzel kişisi tarafından ayrılmış iktisadi işletmeler tacir sayılmış, yargı kararlarında da İSKİ, ASKİ, BUSKİ gibi kuruluşlar tacir sayılmaktadır. Dava konusu olayda davalılardan ...’nün tacir olup özel hukuk hükümlerine göre idare edildiği anlaşılmaktadır. Davacı davalının haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne göre davacı ile tacir olan adı geçen davalı arasında haksız eylemden kaynaklanan davaya adli yargı yerinde bakılması gerekir. Diğer yandan; idari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabileceğinden gerçek kişiler hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, davalı gerçek kişilerin de haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürüp onların kişisel kusularına dayanarak istekte bulunduğuna göre davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargı yeridir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/6879, K. 2011/6640, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-6879-e-2011-6640-k-d5b68ecbb128