Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/4107 E. 2011/4182 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/4107
- Karar No
- 2011/4182
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalılar ... vdl. Aleyhine 01/01/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden mahkemenin yargı yolu bakımından görevsizliğine, karşı davacı ...'nın manevi tazminat isteminin reddine dair verilen 22/10/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ... ile davalı-karşı davacı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Asıl dava, serbest bölge müdürü, gümrük müdürü ve gümrük müfettişleri olan gerçek kişi davalıların, kişisel amaç ve kusurları ile hatalı stok sayımı ve incelemesi yaparak düzenledikleri rapora göre kaçakçılık suçundan dolayı kamu davası açılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın; karşılık davada ise; haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece; asıl dava yönünden, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karşı dava yönünden ise işin esası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı-karşılık davalı ... ile davalı-karşılık davacı ... tarafından temyiz olunmuştur. İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabileceğinden gerçek kişiler hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, davalı gerçek kişilerin haksız eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürüp onların kişisel kusurlarına dayanarak istekte bulunduğuna göre gerçek kişiler hakkındaki asıl davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargı yeridir. Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek asıl davada işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle asıl dava yönünden BOZULMASINA; bozma nedenine göre karşılık davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/04/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi