Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/12402 E. 2012/15034 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12402
- Karar No
- 2012/15034
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 20/09/2007 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; Dava, 2330 sayılı yasadan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı idare vekili, davalının dava dışı görevli polis memurlarına saldırarak yaralama üzerine 2330 sayılı Yasa uyarınca anılan polis memurlarına nakdi tazminat ödendiğini belirterek sorumlu davalıdan rücuen tahsilini istemiştir. Davalı duruşmaya katılmamış, mahkemeye herhangi bir cevap ve beyan dilekçesi sunmamıştır. a)Olay tarihinde, aracının çekilmesine ve bağlanmasına karşı koyan davalı hakkında, görevli polis memurları ... ... ve ... ...'a yönelik “Kasten Yaralama, Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçlarından kamu davası açılmış, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06/11/2006 tarih ve 2006/141 Esas-552 sayılı kararı ile; davalının, polis memuru ... ...'e yönelik “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek türden kasten yaralama” ve her iki polis memuruna yönelik “hakaret” eylemi sabit görülerek “Görevi Yaptırmamak İçin Direnme” suçundan TCK'nun 265. maddesi uyarınca mahkumiyetine, polis memuru ... ...'a yönelik “kemik kırığına sebebiyet verecek türden kasten yaralama” suçundan ise delil yetersizliğinden beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 03/11/2010 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiği, dosya içeriğine bakıldığında ise; davalının savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, polis memuru ... ...'ın ifadesinde, davalının kendisini darp etmediğini açıkça beyan ettiği, tanık beyanlarında ise, davalının ... ...'a yönelik herhangi bir kasten yaralama eyleminin olmadığını beyan ettikleri anlaşılmıştır. Şu durumda, kavgayı ayırmak istediği esnada yaralanmış olması muhtemel olan ... ...'ın yaralanması ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, davalının, yaralanan polis memuru ... ...'a ödenen tazminattan sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı benimsenerek bu polis memuru hakkındaki istemin reddedilmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Davacı ..., görev sırasında yaralanan dava dışı polis memurlarına, 2330 sayılı yasa uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsilini istemiştir. Davalı, yaralama eyleminin, diğer ifade ile haksız fiilin failidir. Dava konusu tazminat miktarının belirlendiği ... Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu’nun 12/04/2007 tarihli kararında, zararın nakdi tazminat karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının (ek gösterge dahil) yüz maaş tutarının iş gücüne engel bulunan her gün için %1 oranında hesaplanarak ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Oysa zarar, haksız eylemin meydana geldiği 20/11/2005 tarihinde gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başladığından polis memuru ... ... ile ilgili tazminatın, haksız eylem tarihindeki kıstaslar esas alınarak belirlenmesi gerekir. Olay tarihinden uzun bir süre sonra nakdi tazminat komisyonu tarafından alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın rücuen tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle de karar bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.