Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/12187 E. 2011/11075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12187
- Karar No
- 2011/11075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/10/2010 gününde verilen dilekçe ile tespit, çay ruhsatının iptali ve tarafına devri istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu bakımından dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 11/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, ruhsat iptali ve tespit istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davaya konu çay bahçesinin kadastro öncesinde davalının babası ile kendi babası tarafından beraber kullanılırken çay ruhsatının davalının babası adına çıkarılmış olduğunu, kadastro tespiti sonrasında arazinin ayrıldığı ancak çaylık ruhsatının tamamının davalı tarafta kaldığını, bu nedenle davalının çaylık ruhsatının haksız olarak elinde bulunduğunun tespiti ile, çaylık ruhsatınının iptali ve tarafına devrini talep etmiştir. Davalı, çaylık ruhsatının kendi taşınmazına ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının elinde bulunan çay ruhsatının iptali ile davacıya devri işleminin idari bir işlem olduğu,yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğine ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince; idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabileceğinden, gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, davalı gerçek kişinin haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürüp onun kişisel kusuruna dayanarak istekte bulunduğuna göre, gerçek kişiler hakkındaki davanın görüm ve çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargı yeridir. Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.