Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2010/319 E. 2010/13145 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/319
Karar No
2010/13145
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 28/05/2007 gününde verilen dilekçe ile elektrik çarpması nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ... Elektrik Dağıtım A.Ş hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine; diğer davalı ... Telekominikasyon A.Ş hakkındaki istemin bir bölümünün kabulüne ilişkin 20/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... A.Ş vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; davacılar, davalılardan ...'ye ait elektrik tellerinin sarkıp temas etmesi nedeniyle elektrik akımı taşıyan diğer davalı ... AŞ’ye ait telefon direğini destekleyen lente teline tutunan desteğin elektrik akımına kapılıp yaşamını yitirdiğini, davalıların dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumlu olduklarını belirterek istekte bulunmuşlardır. Haklarında ceza davası açılan davalıların çalışanları, belirlenen kursurlarına göre cezalandırılmışlar, eldeki davada alınan bilirkişi raporunda davalılardan ... AŞ, alt yüklenici kusuru ile birlikte, % 75, ... ise % 25 oranlarda kusurlu bulunmuş, davacılar ile ölen kusurlu bulunmamıştır. Davalılardan ...'nin süresi içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'i yerinde bulunarak hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Diğer davalı ... AŞ de zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de çalışanları hakkındaki ceza davasında karar verildiği 06.03.2009 gününe göre (uzamış) ceza zamanaşımı geçmediğinden, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemi davalıların tam kusuruna göre kabul edilmiştir. Borçlar Yasası'nın 50 ve 51. maddeleri gereğince birlikte bir zarara yol açanlar, zarara uğrayana karşı dayanışmalı (müteselsil) olarak sorumlu olup zarar gören, eyleme katılanların tümünün dayanışmalı olarak sorumlu tutulmasını isteyebilir. Davalıların kusur oranları kendi aralarındaki dönme (rücu) davasında gözetilecek olgulardandır. Aynı Yasa'nın 147/2. maddesi gereğince alacaklı, diğerlerinin zararına olarak aralarında dayanışmalı (müteselsil) sorumluluk bulunan borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu eyleminin sonuçlarına katlanır. Davalılardan ... hakkındaki dava zamanaşımı nedeniyle reddedildiğine ve diğer davalı ... AŞ'nin o davalıya rücu hakkı ortadan kalktığına göre ... AŞ sadece kendi kusuru oranında sorumlu tutulabilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılardan ... AŞ'nin kusur oranı belirlenip sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 16/12/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Bu davalarda müruru zaman zarar görenin zararı ve faili öğrenmesinden itibaren BK’nun 60/1 maddesine göre (1) senedir. Bu süre trafik kazalarında ise, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 maddesine göre, olay tarihinden itibaren (2) senedir. Davalılar yönünden eylem suç teşkil ediyorsa o takdirde TCK’nun 102/4 maddesi gereğince uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağından müruru zaman olay tarihinden itibaren (5) senedir. Olayın özelliğine göre, olay tarihinden itibaren bu süreler içinde hukuk davası açılmadığı süresinde zamanaşımı iddiası ileri sürüldüğü takdirde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Ceza davasının devam etmesi, kusur, işten güçten kalma, maluliyet oranının tespiti gibi konularda raporun geç alınması, yukarıda belirtilen yasanın ön gördüğü süreleri uzatmaz. Somut davamızda da olay tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında yukarıda belirtilen süreler geçmiş olduğundan ve süresi içinde de zamanaşımı iddiasında bulunulduğundan zamanaşımı itirazına konu edilen tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüş ve kararlarına 2.bent yönünden katılmıyorum. 16/12/2010

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2010/319, K. 2010/13145, T. 16.12.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2010-319-e-2010-13145-k-ffffcef5a936