Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/8485 E. 2010/5121 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8485
Karar No
2010/5121
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 12/03/2007 gününde verilen dilekçe ile desteğin ölümünden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın ... yönünden husumetten reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen 18/12/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, güvenlik görevlisinin açtığı ateş nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... hakkındaki istem husumet yönünden reddedilmiş; diğer davalı hakkındaki istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, düğüne giden desteğin, davalı ... görevlisi olan diğer davalı Jandarma Uzman ...’ın görev sırasında ateş etmesi nedeniyle öldüğünü belirterek, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemişlerdir. Davalı ... ise, hizmet kusuruna dayanılarak açılan davaya idari yargı yerinde bakılması gerektiğini belirterek yargı yolu itirazında bulunmuştur. Dava konusu olayda, bir düğünde halay çekme yüzünden gençler arasında kavga çıktığı, davalılardan ... görevlisi olan diğer davalı Jandarma Uzman ...’ın, düğün yerindeki güvenliği ve düzeni sağlamak amacıyla havaya ateş etmek istediği sırada silahtan çıkan merminin isabet ettiği düğünde bulunan desteğin yaşamını yitirdiği anlaşılmaktadır. Güvenliği ve düzeni sağlamak davalılardan ...'na verilmiş kamusal bir görevdir. Davacılar, adı geçen davalının bu görevin yerine getirilmesi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, davalı idarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemine dayandıklarına göre bu tür isteklerin, 2577 ... İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince tam yargı davası olarak idari yargı yerinde ileri sürülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davalılardan ... hakkındaki dava yönünden, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) ... bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ... yönünden BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/04/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken (görevlerini yaparken) kusurları sonucu şahıslara zarar vermelerinden kaynaklanan ve zarar gören şahısların kamu görevlileri aleyhine adli yargıda açtıkları tazminat davasıdır. Anayasa’nın 129/5. maddesindeki “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan ... tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabilir” hükmü ile buna paralel olarak düzenlenmiş olan 657 ... Devlet Memurları Yasası’nın 13. maddesi hükmünün açık, net ve amir olması, bu düzenlemeler gereğince kamu görevinden dolayı zarar gören kişilerin ancak idare aleyhine idari yargıda dava açabileceği, kamu görevlisi aleyhine adli yargıda dava açılmasının ve açılacak bu davalarda kamu görevlisinin kişisel kast veya kusurunun araştırılmasının mümkün olmaması, yasa hükümlerine aykırı yorum ve uygulama yapılamayacağı, idari yargının görevine giren davaların kamu düzenine aykırı sonuç doğuracak şekilde adli yargıda görülemeyeceği, kamu görevlileri hakkında adli yargıda kişiler tarafından açılan tazminat davalarının kast ve kusur araştırması yapılmaksızın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 29/04/2010

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2009/8485, K. 2010/5121, T. 29.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2009-8485-e-2010-5121-k-a1bd5e71acfd