Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/40158 E. 2024/13748 K. – Görevi Yaptırma
Konu: Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40158
- Karar No
- 2024/13748
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Yaptırmamak İçin Direnme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yüzüne, müdafiinin ise yokluğunda verilen karara ilişkin temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağının belirtilmiş olması ve henüz karar tebliği yapılmadan sanık müdafii tarafından temyiz talebinde bulunulmuş olması nedeniyle temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz isteminin görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, kanuna ve usule aykırı olarak verilen kararın bozularak sanık hakkında beraate hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, alınan beyanlara, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Takdiri indirim uygulanırken ilgili kanun maddesi kararda gösterilmemiş ise de, maddi hatadan ibaret bu hususun Yerel Mahkemece resen düzeltilebileceği, Hüküm kurulurken mağdur sayısı da dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "İlk hükümde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemiş olması nedeniyle cezayı aleyhe değiştirme yasağına aykırı olacak şekilde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi" hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği karardan tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrası çıkarılmak suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.