Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2015/27740 E. 2020/1039 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2015/27740
Karar No
2020/1039
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme, genel güvenliğin tehlikeye sokulması HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, akıl hastalığına özgü güvenlik tedbiri uygulanması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Sanığa yükletilen mala zarar verme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eleştiri dışında eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin Yasal bağlamda uygulandığı, İddianame ve gerekçeli karar içeriğine göre, sanığın eyleminin, TCK'nın 152/2-a maddesinde gösterilen nitelikli mala zarar verme suçunu oluşturması karşısında, TCK'nın 151/1. maddesi gereği hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2-Sanığa yükletilen silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen hükümlere yönelik temyize gelince; Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığa yükletilen silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarına ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra, suçların kanıtlanması halinde, TCK'nin 32/1 ve 57. maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği ilkesi sonucunda; Sanığın dosyada adı geçen finans kuruluşuna ait binaya, hafta sonu tatili olması nedeniyle içeride kimsenin bulunmadığı bir sırada molotof kokteyli atması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın kastının yalnızca söz konusu binaya zarar vermek olduğunun anlaşılması, zarar gören bina içinde kimsenin olmayışı ve tehdit eyleminin sadece gerçek kişilere karşı işlenebilen bir suç olması ve ayrıca sanığın genel güvenliğe karşı bir eyleminin olmadığının görülmesi, sanığın eyleminin kül halinde mala zarar verme suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında ayrıca silahla tehdit ve genel güvenliğin tehlikeye sokulması eylemlerinden yazılı şekilde hükümler kurulması, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2015/27740, K. 2020/1039, T. 16.01.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2015-27740-e-2020-1039-k-498063b87e60