Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/15177 E. 2011/18199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/15177
- Karar No
- 2011/18199
- Karar Tarihi
Ceza infaz kurumuna yasak eşya sokmaya teşebbüs suçundan şüpheli Avukat ... hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/10/2009 tarihli ve 2009/6045 soruşturma, 2009/1984 esas, 2009/117 sayılı iddianame üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2009 tarihli ve 2009/226 esas, 2009/274 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 06/06/2011 gün ve 32166 sayılı yazısı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/05/2010 gün ve 113823 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısında “Tüm dosya kapsamına göre; ... Barosunda kayıtlı Avukat ...'nun; Tutuklu bulunan müvekkili ile görüşmek amacıyla 03/04/2009 tarihinde gittiği ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, yanında ceza infaz kurumuna sokulması yasak olan veya yasaklanmış yada suç teşkil eden hiç bir şey, eşya ve cisim ile birlikte çağrı cihazı ve cep telefonu bulunmadığına dair yazılı beyanda bulunduğu hâlde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 297. maddesi hükmüne, Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına Dair Tüzük ve Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı olarak, bir adet cep telefonu ile cep telefonlarında kullanılan bir adet sim kartı ile ceza infaz kurumuna girmeye çalıştığının soruşturma kapsamından anlaşıldığı, adı geçen şüphelinin üzerine atılı suçu ile ilgili mevcut deliller son soruşturmanın açılması için yeterli olup, delillerin takdirinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; İncelenen dosyada, şüpheli avukatın, ... E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu olarak bulunan ... ile görüşmek için anılan ceza infaz kurumuna gittiği, kurum nizamiyesi ziyaretçi girişindeki duyarlı cihazdan geçmeden, kurum yetkililerince sorulduğunda, üzerinde herhangi bir yasak eşya bulunmadığını, telefonlarını dışarıda bıraktığını belirtmesine karşın, x-ray cihazından geçirilen çantasının içerisinde bir adet cep telefonu ve batarya tespit edilerek hakkında 3.4.2009 tarihli suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Şüpheli 9.6.2009 ve 6.7.2009 tarihli dilekçelerinde ele geçirilen cep telefonunun akrabasına ait olup kapalı halde çantasında unuttuğunu, telefonun çantanın içinde gizlenmiş bir bölmede bulunmadığını, tutuklu müvekkilliyle boşanma davasını görüşmek amacıyla cezaevine gittiğini belirtmiş ise de suç tutanağı ve ele geçirilen yasak eşyanın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 170/2 maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilebilmesi (iddianame düzenlenebilmesi) için suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu açıktır. Şüpheli avukatın eyleminin, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçunun öğelerini oluşturup oluşturmadığının, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalara göre, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin kararın, hukuka aykırı olduğunda kuşku yoktur. Açıklanan nedenlerle, istem yerinde bulunduğundan, cezaevine yasak eşya sokmaya kalkışma suçundan şüpheli ... hakkında Rize Ağır Ceza Mahkemesince 30.12.2009 tarih ve 2009/226-274 sayı ile verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi