Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/585 E. 2025/4079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/585
Karar No
2025/4079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/159 E., 2024/270 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/676 E., 2021/785 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili kooperatif ile davalı ... arasında, kooperatifin ilgili adreste yapacağı inşaatta kullanmak üzere şantiye aboneliği sözleşmesi yapıldığını, sonrasında da sözleşme kapsamında henüz tamamlanmayan yapıda aynı şekilde elektrik kullanımına devam edildiğini, davalı ... görevlilerince müvekkili kooperatifin 3 blok halindeki yapıya gelinerek kooperatif ana sayacından bağımsız bölümlere abonelik olmadan elektrik verildiği, bunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 48/C maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 13.12.2019 tarihli tutanağın düzenlendiğini ve doğrudan binaların elektriği kesilerek sayacın mühürlendiğini, ayrıca bağımsız bölümlere müstakil abonelik yapılması için 15 günlük süre verildiğini, Yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde müvekkiline öncelikle bir kesme ihbarında bulunulmadan ve süre verilmeden doğrudan elektriğin kesildiğini, taşınmazın genel iskanının alınmadığını, müvekkili kooperatifin taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine konu adresinde inşaat işleri bitmeyip devam ettiğini, kat sakinleri ile arsa sahipleri ve kooperatif arasında bağımsız bölümlerin hak sahipliğine ilişkin çekişmeler ve derdest davalar bulunduğunu bu nedenle ferdileştirme ve şahsi abonelik tesisinin de mümkün olmadığını, elektriğin verildiği bağımsız bölümlerinde kooperatife ait bağımsız bölümlerin olduğunu, davalı ... şirketinin bu nedenle mevcut bir zararının da söz konusu olmadığını ileri sürerek; davalı ... tarafından elektriğin kesilmesi gerekçesi ve bağımsız bölümlerin ayrı ayrı abonelik alması yönünde süre verilmesine ilişkin işlemin usulsüzlüğüne ve müvekkilinin elektrik kullanımının usulüne uygun olduğu ile elektriği mevcut haliyle kullanımının devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Yönetmeliğe uygun olarak müvekkili şirket görevlilerince 13.12.2019 tarihli tutanağın düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından Yönetmelik hükümleri uyarınca usulsüzlüğü gidermesi için davacıya 15 günlük süre verildiğini ve davacı kooperatifin şantiye aboneliğine ilişkin elektrik enerjisinin kesilmediğini, müvekkili şirketin zararının artmaması açısından bağımsız bölümlerde usule aykırı elektrik kullanımının sonlandırılması için sadece daire ve işyerlerini besleyen kabloların irtibatının alındığını, yapı kullanım ve genel iskan alınmayan bina bünyesinde bulunan bağımsız bölümlere müvekkili şirket tarafından İmar Kanunu gereği yapı kullanım ve iskan şartı aranmadan geçici abonelik yapma imkanı sağlandığını. dava konusu bağımsız bölümlerde yaşayan 3. kişilerin de hali hazırda geçici abonelik sözleşmesi imzalamasına bir engel bulunmadığını, şantiyelere temin edilen elektrik enerjisinin bağımsız bölümlerin fiili kullanıcılarının geçici abonelik alması halinde temin edilecek elektrik enerjisi birim fiyatından farklı olduğunu, bağımsız bölümlerin daha düşük fiyattan elektrik enerjisi hizmeti aldığını, müvekkili şirketin davacı tarafın usulsüz eylemi nedeniyle hak sahibi olmayan kişilere elektrik enerjisini daha düşük bedelden kullandırdığını ve bu durumun müvekkili şirketi zarara uğrattığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın 18.12.1992 tarihli yapı kullanma izninin ve 26.02.2020 tarihli yapı ruhsatının olduğu, binada su aboneliğinin bulunduğu, açıklanan yasa hükümleri dikkate alındığında davacı kooperatife bireysel abonelik tesis edilebileceği, davalı şirketin yaptığı işlemin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava ve tutanak tarihinde yürürlükte olan Yönetmeliğe göre değerlendirme yapılması gerektiği, dosyaya sunulan belgeler ile davacı beyanlarına göre, davacının kullanımının Yönetmeliğin 48/1-(c) maddesi kapsamında kalan usulsüz elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olduğu, davalı şirket tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 15 gün süre verilmesine ilişkin ihbar bırakıldığı ve doğrudan elektriğin kesilmesi Yönetmeliğin 48/3-(b) maddesine uygun olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerektiği, 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında geçici abonelik şartlarının oluşup oluşmadığı dava konusu olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının değerlendirilmediği, davalı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede ise; davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair kararının daha önce Bölge Adliye Mahkemesince incelenerek dava konusu yerde 36 daire ve 15 iş yerinin bulunduğundan, elektrik enerjisi verilmemesi halinde kişilerin hayatlarını devam ettirmeleri ve iş yerlerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararların meydana gelebileceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, tedbir talebinin kabulüne dair karar gerekçesindeki gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında değerlendirilen durumda değişiklik bulunduğuna dair dosyada bilgi bulunmadığı ve şantiye tarifesinin daha fazla olması dikkate alındığında elektrik arzının karar kesinleşinceye kadar devamına dair kararın davalı yönünden maddi zarara sebebiyet vermediği gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; müvekkili kooperatifin inşaatının henüz devam ettiğini, inşaat ruhsatının 26.02.2020 tarihinde yenilendiğini, dolayısı ile yapı kullanma izni verilmediği ve ferdi abonelik yapılamayacağının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın yapı kullanma izin belgesi bulunmadığından ve inşaat devam ettiğinden ve tamamlanmadığından inşaat ruhsatının yenilendiğini, 3194 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre yapıdaki bağımsız bölümlere ferdi abonelik verilemeyeceğini, aksi yöndeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, inşaat ve yapı ile ilgili eksiklikler ve sorunların devam ettiğini, ferdileştirmenin tapu kaydı anlamında dahi henüz yapılamadığını, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olup hükme esas alınacak yeterlilikte olmadığını, dairelerdeki hak sahipliklerinin çekişmeli olduğunu, 3194 sayılı Kanun'un geçici 11. maddesindeki şartların somut olayda bulunmadığını, müvekkili kooperatifin kullanımının Yönetmeliğin 48/c maddesinde düzenlenen usulsüz kullanım olarak kabul edilemeyeceğini, yapılan elektrik kesme işleminin büyük mağduriyetlere sebebiyet vereceğini, şantiye elektriği kullanımının davalı ... zarara uğratmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Katılma yolu ile davalı vekili; ihtiyati tedbir kararının kararın kesinleşmesine kadar devamının müvekkili şirketin zarara uğramasına neden olacağını ileri sürerek; ihtiyati tedbirin kaldırılmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı kooperatifin elektriğinin kesilmesi işleminin usulsüzlüğü ile davacı kooperatifin elektrik kullanmada usulsüzlüğü bulunmadığının tespiti ile elektrik kullanımın devamına karar verilmesi talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, dosyaya sunulan belgeler ve alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere, davacı kooperatifin şantiye aboneliğinden dava konusu 3 blok halindeki daire ve işyerlerine sağladığı elektrik kullanımının Yönetmeliğin 48/1-(c) maddesi kapsamında kalan usulsüz elektrik enerjisi tüketimi niteliğinde olmasına, davalı ... şirketince yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 15 gün süre verilmesine ilişkin ihbar bırakılması ve doğrudan davacı kooperatifin şantiye aboneliğinden dava konusu 3 blok halindeki daire ve işyerlerine sağlanan elektriğin kesilmesi işleminin ise aynı Yönetmeliğin 48/3-(b) maddesine uygun bulunmasına, 3194 sayılı Kanun kapsamında geçici abonelik şartlarının oluşup oluşmadığı eldeki davada uyuşmazlık konusu olmadığından bu yöndeki taleplerin Derece Mahkemelerince reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kararın kesinleşmesine kadar devamının şirketlerinin zararına neden olacağı yönündeki itirazları yönünden ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 397/2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının etkisinin aksi belirtilmediği taktirde nihai karar kesinleşinceye kadar devam etmesine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 . maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/585, K. 2025/4079, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-585-e-2025-4079-k-d1b4fdb12e1b