Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3635 E. 2025/2122 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3635
Karar No
2025/2122
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/152 E., 2020/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ...'nın vekili olarak diğer davalı ... aleyhine tapu iptal tescil davası açtığını, açılan tapu iptal tescil davasının lehe sonuçlandığını, 3.11.2011 tarihinde karara çıktığını ve 58.345,00TL vekalet ücretine hükmedildiğini, ilama dayalı olarak vekalet ücreti ve yargılama masrafının 2012/221 E sayılı dosya ile icra takibine konulduğunu, icra emrinin davalı belediyeye tebliğ edilmesinden sonra davalı ...'nın haricen yazı vererek alacağından feragat ederek icra dosyasını bu yazı ile kapattırdığını, aralarında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davalı ... tarafından herhangi bir ücret ödenmediği gibi 2014 yılı Eylül ayında da vekillik görevinden azledildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi gereğince akdi vekalet ücretinden şimdilik 10.000,00TL'nin davalı ...'dan tahsiline, tapu iptal tescil davasında hükmedilen 58.345,00TL yasal vekalet ücretinin 3.11.2011 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ilamın takibe konulduğu 2012/221 E. sayılı dosyasına konu edilen yargılama giderine ilişkin olarak hesaplanan 2.540,00 TL icra vekalet ücretinin icra takip tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; vekalet ilişkisinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2015 tarihli kararıyla; 140,000,00 TL akdi vekalet ücretinin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 130.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsiline, 58.345,00 TL karşı yan vekalet ücretinin 03.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, harçlar ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline, 2.499,41TL vekalet ücretinin davalı ...'dan icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 14.03.2018 tarihli ilamla; davada talep edilen karşı yan vekalet ücreti sonuçlanan tapu iptal tescil davasına ilişkin olup bu ücret avukata ait olduğu, davacı avukatın bu ücreti her iki taraftan da isteyebilmesi için sulhe konu dava nedeniyle oluşan bir vekalet ücret olması gerektiği, ilama bağlanan ve icra dosyası ile takibe konularak asıl alacak haline gelen bir alacaktan sulh olduğundan bahisle avukatın kendi müvekkili dışındaki borçlunun da bu ücretten sorumlu olduğunun düşünülemeyeceği, davalı ...'nın yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra davalı ... 27.1.2012 tarihli feragatname başlıklı belge ile icra dosyasına konu edilen vekalet ücreti ve yargılama masraflarından feragat etmiş olup, bu ücretten bizzat sorumlu olduğu, hal böyle olunca, mahkemece davalı ... yönünden karşı yan vekalet ücreti talebi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;davalı ... yönünden karşı yan vekalet ücreti talebi yönünden de davanın reddine karar verildiği gerekçede belirilmesine rağmen, hüküm fıkrasında; 16.06.2015 tarihli hükmün davalılardan Yakutiye Belediye Başkanlığına yönelik kısmı haricindeki hüküm fıkraları bozma dışı kalarak kesinleştiğinde bu hususlarda ayrıca hüküm tesisine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş; karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; kararın eksik olduğunu, açık ve anlaşılabilir bir karar olmadığını, ilk kararın müvekkili yararına bozulduğunu, bozma sonrası verilen kararın gerekçe kısmında davanın reddine karar verildiğinin belirtilmesine rağmen hüküm kısmında müvekkili yönünden davanın reddine dair açık bir hüküm kurulmadığını, davacının hangi taleplerinin reddedildiğinin belirtilmediğini, müvekkili yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden eksik hüküm kurulduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil nedenine dayanan vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereğince hüküm tesis edilmemiş, kararın gerekçe kısmında davalı ... Belediyesi yönünden davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise da; hüküm fıkrasında davanın davalı ... Belediyesi yönünden ret edildiği açıkça belirtilmemiştir. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararları tarafları yönünden usulü kazanılmış hak oluşturur. Mahkemece, davalı ... Belediyesi yönünden davanın reddine karar verilmesi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesi gerekirken, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/3635, K. 2025/2122, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2024-3635-e-2025-2122-k-417543b7b2cd