Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/6159 E. 2016/797 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
23. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/6159
Karar No
2016/797
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu dava dilekçesinde, davalı kooperatifin sözleşmede sayılı işlerini yapmayı üstlenen ... firmasına vermeyi taahhüt ettiği 7. Kat 26 no'lu daireyi...ye vermeyi taahhüt ettiğini,.... da bu daireyi 85.000,00 TL bedelle müvekkiline sattığını, davalı kooperatifin yönetim kurulunca söz konusu dairenin devrinin 20.11.2006 tarihli kararla kabul edildiğini, 30.06.2007 tarihli genel kurul kararıyla davacıya tapu katılım bedeli 9.360,00 TL'nin ödenmesi yönünde bildirim yapıldığını, dairenin peşin bedelli satın alındığı ve katkı payı ödenmeyeceği bildirildiğinden davalı kooperatif yönetim kurulunun 26.05.2008 tarih ve 204 sayılı kararıyla davacının üyelikten ihraç edildiğinin...29.05.2008 tarihli ihtarnamesiyle tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından ihraç kararının iptali için açılan davada... 2008/529 E. sayılı dosyasıyla davanın kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkilinin ikinci kez üyelikten ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için...2010/253 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını davalı kooperatifin müvekkilinden önceki tarihlerde üye olan üyelerinin taksitler halinde yaptığı ödemeler toplamının müvekkilinin ödediği 85.000,00TL bedelin altında kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini, bunun kabul edilmemesi halinde taşınmazın dava tarihi itibariyle uyarlanacak bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu itibariyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın hukuka aykırı olarak açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. ... davalının işbölümü itirazı kabul edilerek dosyanın gönderildiği mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı kooperatifin "..." adresine çıkartılan dava dilekçesi ile ilgili tebligatın iade edildiği,...e Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden getirtilen davalı kooperatif adresinin,...olarak belirtildiği, bu adrese çıkartılan tebligatın (dava dilekçesi, HUMK 509, 510 ihtarı) 22.03.2011 tarihinde iade edildiği, tekrar aynı adrese tebligat çıkartıldığı ve bunun da 12.04.2011'de iade edildiği, iade edilen adreslerin ticaret siciline kayıtlı adresler olduğu, bunun üzerine Asliye Hukuk Mahkemesi'nce 13.06.2011 tarihinde TK'nın 35. maddesine göre tebligat yaptırıldığı, tebligatın kanun hükümlerine uygun olduğu, 13.06.2011 tarihinde yapılan tebligattan sonra yasal süre içerisinde ve en geç ilk duruşma olan 21.07.2011 tarihine kadar cevap verilmediği, davalı tarafça süresinde iş bölümü itirazında bulunulmadığı, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevinin kesinleşmesi, davalı tarafın cevap ve usuli itiraz sürelerinin dolmasından sonra davalı vekilinin 28.03.2012 tarihli el yazısı ile yazılan dilekçesinde, kooperatif için yeni adres bildirildiği, mahkemece de bu adrese yeniden dava dilekçesi ve ihtarlı davetiye gönderildiği, bundan sonra davalı vekilinin 16.04.2012 tarihinde iş bölümü itirazında bulunduğu, davacı vekilinin süresinden sonra verilen bu dilekçeye karşı çıktığı ve muvafakat etmediği, kaldı ki, davalının 25.01.2011 tarihinde tasfiyeye girdiği, ticaret sicil kaydına göre de tasfiye memuru olarak...müşterek görevli olarak atandıkları, oysa tasfiye aşamasında iş bölümü itirazında bulunurken davalı vekilinin vekaletnamesinin eski tarihli olduğu, şirketi tasfiyeden sonra üçüncü kişilere karşı temsil etmek görevi olan tasfiye memurlarınca verilmiş vekaletnamenin sunulmadığı, davalı vekilinin usulen temsil yetkisi bulunmadığı, bu nedenle iş bölümü itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar mahkemece birleştirme kararından sonraki duruşma sırasında süresinde gönderme talebinden bahsedilerek dosya kabul edilmiş ise de, daha sonra yapılan incelemede iş bölümü itirazı üzerine verilen gönderme kararının bağlayıcı usul kurallarına aykırı olduğunun anlaşıldığı, iş bölümü itiraz süresi geçtikten sonra sönmüş bir hakkı yeniden kullanılma hakkı tanır şekilde, davacı yönünden usulü kazanılmış hakları ortadan kaldıran (ve sonradan verilen dilekçeye de davacının muvafakatı olmadığından) İ...verilen gönderme kararının geçerli iş bölümü itirazına dayanmadığı, buna göre yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarıyla da benimsendiği gibi TTK'nın 5. maddesi anlamında gönderilen mahkemeyi bağlayıcılığı olmadığı, bu durumda ilk davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevinin kesinleşmiş olduğu, tabii hakim ilkesi uyarınca ve ayrıca dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasında iş bölümü ilişkisi olduğundan, işbu davayı görmekle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dosyanın ilk mahkemeye gönderilmesine, işbu ikinci karar mahiyeti itibariyle görevsizlik kararı olduğundan, karar kesinleştiğinde merci tayini için dosyanın Yargıtay ilgili Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Mahkemece, verilen kararın mahiyeti itibariyle görevsizlik kararı olduğu kabul edildiğine göre, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ... gönderilmesine, HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri ile aynı Yasa'nın 20 ve 331/2. maddelerini karşılamayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının 1, 2 ve 3. bentleri çıkarılarak, yerine 1. bent olarak "HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli.... gönderilmesine;" 2. bent olarak, ''HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına" ibarelerinin yazılması, bu bentlerden sonra gelen bendin 3. bent olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/6159, K. 2016/797, T. 15.02.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-23-hukuk-dairesi-2015-6159-e-2016-797-k-b87999ac8a67