Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/6131 E. 2016/799 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/6131
- Karar No
- 2016/799
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, müvekkili kooperatif tarafından üyesi olan davalı aleyhinde asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 33.661,33 TL'nin tahsili için ... 2013/3451 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının tüm borca ve fer'ilerine haksız olarak itiraz ettiğini, davalının borcunun yönetim planının bağımsız bölüm maliklerinin hak ve sorumlulukları başlıklı 9/f maddesinden kaynaklandığını, bağımsız bölüm maliklerinin sitenin ortak giderlerine katılma payı olarak belirlenen meblağı zamanında ve aksatmadan tediye etmeye mecbur olduklarını, katılma bedellerini ödemeyenlerin veya geç ödeyenlerin ayrıca gecikme cezasını ödeyeceklerini, davalının genel kurullarda kararlaştırılan aylık ödemesi gereken kooperatif aidatını ödemediğini, davalı hakkında daha önce başlatılıp kesinleşen.... sayılı icra takipleri ile talep edilen aidat miktarlarının huzurdaki davaya dayanak icra takip dosyasında düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden talepte bulunulduğunu, ortada mükerrer bir takibin olmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının çelişki içinde hareket ettiğini, bir yandan yönetim planının 9/f maddesine, diğer yandan genel kurul kararlarına dayandığını, yönetim planının yürürlüğe girmesi için kooperatifin tasfiye edilip kat malikleri kurulu kararı ile yönetimin oluşması ve yönetimin bunu talep etmesi gerektiğini, davacının yönetim planına dayalı olarak aidat talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, gerekli uyarı ve ihtarlar olmadan Kooperatifler Kanunu'ndan doğan hakların kullanılamayacağını, borcun dayanağının genel kurul kararı mı yoksa yönetim planı çerçevesinde kat malikleri kararı mı olduğunun belli olmadığını, davacının hiç bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, önceki icra takip dosyalarında müvekkiline yapılan usul ve yasaya uygun bir tebligatın olmadığını, daha önce icra konusu edilen alacakların yeniden mükerrer icra takibine konu edildiğini, davacının işlettiği ve talep ettiği faizlerin fahiş ve kanuna aykırı mükerrer faizler olduğunu savunarak, davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatiflerde ortakların parasal yükümlülüklerini belirleme yetkisinin münhasıran genel kurula ait olduğu, Kooperatifler Kanunu'nun 42 ve 31. ile kooperatif anasözleşmesinin 23/6. maddelerinin bu konularda açık düzenleme yaptığı, bu yetkinin devredilemeyeceği hususunun anasözleşmenin 23. maddesinde belirtildiği, davalının, davacı kooperatifte iki adet üyelik hissesi bulunduğu, davacı tarafından takibe konu edilen alacakların tamamının kooperatif genel kurulunca belirlenen aidatlar olarak açıkça belirtildiği, her ne kadar davalı taraf, kooperatifin site yönetimiyle ilgili ödeme taleplerinde bulunamayacağını ileri sürmüş ise de, icra dosyalarında celp edilen tapu kayıtlarından kooperatifçe inşa edilen sitede konutların kat irtifaklarının kurularak kat irtifaklı olarak ortaklar adına tahsis ve tescil edilmiş olduğu, ancak site ortak tesisleriyle ilgili yatırımlar sona ermediğinden sitedeki bu yatırımların halen hukuki varlığını sürdürmekte olan kooperatif tarafından yapımına devam edildiği, konutların iskân ruhsatları da alınmak suretiyle kat mülkiyetine geçirilemediği, Kat Mülkiyeti Kanunu ile düzenlenen kat malikleri kurulu ve site yönetimi yapılanmalarının henüz oluşmadığı, davalı vekili kooperatifin site yönetimi ile ilgili giderler için ödeme talebinde bulunamayacağı yönünde savunmada bulunmuş ise de, takibe konu edilen alacakların kooperatif genel kurulunda ve aidat adı altında karara bağlanmış alacaklar olduğu, harcama kalemlerinin nelerden oluştuğu ve bu harcama kalemlerine ilişkin ödeme kararı alınıp alınamayacağı hususlarının tartışılacağı yerin kooperatifin genel kurul toplantıları olduğu, sözkonusu genel kurullarda alınan kararların iptal davası açılıp iptaline karar verilmedikçe bütün ortaklar açısından bağlayıcı nitelikte olduğu, davacı kooperatifin hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediği yönündeki itirazlarının tartışılması ve değerlendirilmesi hususunun kooperatifin genel kurulu olduğu, yönetim kurulunun borçlu ortağa karşı icra yoluyla alacağını tahsil etme yoluna gidebileceği gibi ortaklıktan çıkarma işlemini uygulama konusunda seçimlik bir yetkiye sahip olduğu, davacı kooperatif genel kurul tutanaklarına göre 1994-2012 döneminde ortakların 10.685,00 TL aidat ödemesine karar verildiği, davalının iki ortaklık hissesi bulunması nedeniyle 21.370,00 TL aidat borcu olması gerektiği, ancak davacı kooperatifin defterlerine bu miktarın 440,51 TL eksiği ile 20.929,49 TL aidat tahakkuku yapılmış olduğunun bilirkişilerce tespit edildiği, bu tutardan davalının ödediği 2.906,34 TL'nin düşülmesi sonrasında davalının iki adet kooperatif üyeliği hissesi için 18.023,15 TL anapara borcu kaldığı, davacı kooperatif tarafından aylık %5 gecikme faizi hesaplanarak davalıya 41.076,49 TL gecikme faizi tahakkuku yapıldığı, davacı kooperatifin uygulayabileceği faiz oranının 6098 sayılı TBK'nın 120/2. maddesi hükmü uyarınca yasal faiz oranının % 100 fazlasını geçemeyeceğinden kooperatifin uyguladığı faiz oranlarının yasa sınırlaması oranlarını geçtiği dönemlerde, kooperatifin hesapladığı faiz yerine yasanın belirlediği sınırlamalı oranlar dikkate alınarak raporda ayrıntılı hesabı gösterildiği şekilde davalının ödemediği aidat borcu için 20.033,80 TL gecikme faizi hesaplandığı, bu hesaplamalar sonucunda davalının iki adet kooperatif üyeliği için davacı kooperatife 18.023,15 TL birikmiş aidat ve 20.033,80 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 38.056,95 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacı kooperatif tarafından... 2009/26795 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte 4.810,20 TL asıl alacak,...2010/21342 E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte 14.990,06 TL asıl alacak talebi bulunduğundan, önceki takiplerde istenen asıl alacak talepleri toplam 38.056,95 TL alacaktan düşüldüğünde huzurdaki davaya konu ... 2013/3451 E. sayılı dosyasında talep edilebilecek toplam alacak miktarının 18.256,69 TL olduğunun belirlendiği, bu miktarın 7.943,15 TL'sinin aidat asıl alacağı, 10.313,54 TL'sinin ise işlemiş temerrüt faizinden oluştuğu, davacı kooperatifin talebinde haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile takibin toplam 18.256,69 TL alacak üzerinden devamına, bu miktarın içerisindeki asıl alacak olan 7.943,15 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si tutarında davacı yararına icra inkâr tazminatına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.