Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2015/1304 E. 2016/117 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/1304
- Karar No
- 2016/117
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ... ile davacı vekili...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacı vekili, müvekkili arsa maliki ile yüklenici davalı arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, teslim edilmeyen üç adet dairenin tapusunun iptali ile tescilini, olmadığı takdirde bedeli ile kira alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, eski yöneticilerin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, arsa malikinin edimlerini yerine getirdiği ancak, yüklenicinin arsa malikine vermesi gereken üç daireyi teslim etmediği, dairelerin rayiç değerinin 160.000,00 TL den toplam 480.000,00 TL olduğu, sözleşmeye göre verilmesi gereken bu üç dairenin yapılacağı taşınmazda bina yapılmadığından tapu iptali ve tescil talebinin yerinde olmadığı, arsa sahibine verilecek her bir daire için ayrı ayrı aylık 100,00 Euro kira bedeli ödeneceği yönünde sözleşmede bir hüküm olmadığı, sözleşmenin yorum yoluyla genişletilmesinin de mümkün olmadığı, teslim tarihi 30.10.2009 dan dava tarihine kadar 8 ay 20 günlük kira tazminatı istenebileceği, somut olayda ticari faiz istenebileceği ve kira tazminatı için faizin her ayın muaccel olduğu tarihten itibaren işleyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davacı arsa sahibince dava dilekçesinde, öncelikli olarak, 13.07.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine teslimi gereken altı adet dairenin üçünün teslim edilmemesi nedeniyle davalı yüklenicinin temerrüde düştüğünden bahisle üç adet daire bedelinin tahsili istenmiştir. Bu talep konusu alacak, TBK'nın 125/2. (BK 106/2) maddesinde öngörülen ifa yerine geçen olumlu zarardır. Anılan madde kapsamında arsa sahibi bu istemde bulunarak, fesih hakkını tercih etmeyip sözleşmeyi ayakta tutmakla, ifadan ve gecikme tazminatından vazgeçtiğini bildirmiş sayılır. Bu durumda, yukarıda anılan yasa hükmü gereği davacı arsa maliki, gecikme nedeniyle tazminat isteyemez. Hal böyleyken, mahkemece, gecikme tazminatı hesabı yaptırılarak hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Diğer yandan, davacı arsa malikine teslimi gereken üç adet dairenin değerinin hesaplanması için muhtelif bilirkişi raporları alınmışsa da, alınan raporlar arasında çelişki bulunmakla birlikte hüküm kurmaya da yeterli değillerdir. Daire değerlerinin tespitinde, işin teslimi gereken 2009 yılı fiyatlarının esas alınması gereklidir. Oysa, 21.01.2011 tarihli raporda, 2011 yılı itibariyle hesaplama yapılmış ve itirazlar üzerine alınan 14.02.2012 tarihli raporda ise 2009 yılı esas alınsa da hatalı olarak yapı yaklaşık maliyetlerine göre ; 05.02.2013 tarihli raporda ise bakanlık birim fiyatlarına göre hesap yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 21.08.2014 tarihli raporda ise; 2009 yılı itibariyle piyasa rayicine göre hesap yapılmış, taraflarca bu rapora da itiraz edilmiştir. Şu durumda, ilke olarak yerinde hesap yapan son rapora karşı ileri sürülen itirazlar karşılanmaksızın hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece, açıklanan ilkeler uyarınca ve tarafların itirazlarını karşılar şekilde, gerekirse yeni bir heyetten rapor alınarak sonuca varılması gerekir. Son olarak; davacı arsa maliki, yükleniciye 09.02.2009 tarihinde ihtarname yollamış ise de, ihtar, 30.10.2009 olan teslim tarihi beklenmeksizin çekildiğinden, TBK'nın 117. maddesine uygun bir temerrüt ihtarı değildir. Teslim tarihi geçtikten sonra, davalı yüklenici usulünce temerrüde düşürülmediğinden, mahkemece hüküm altına alınan bedele, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, işin teslimi gereken tarihten itibaren faiz yürütülmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süresi içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.