Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/83 E. 2013/28742 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/83
Karar No
2013/28742
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun kanser hastası olduğunu, 2010 haziran ayından beri oğlunu hastaneye götürebilmek için gün içerisinde izin kullandığını, bu durumun işyerinde huzursuzluğa yol açtığını, işverenin 09.08.2010 tarihinde yerine ... Gezer isimli bir işçiyi aldığını ve davacının iş sözleşmesinin 10.08.2010 tarihinde haksız feshedildiğini ileri sürerek, davalıdan kıdem - ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, genel tatil alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının işyerinden ayrılmadan üç ay öncesine kadar oğlunun rahatsızlığı sebebiyle günlük çalışmasını sürekli aksattığını, işverenin buna rağmen davacıya her türlü yardımı yaptığını, ancak sürenin uzamasıyla süreci planlamak için davalı ile konuşmak istediğinde davacının duygusal davranarak çalışmak istemediğini belirttiğini ve işyerini terk ettiğini, kendi iradesi ile işi bıraktığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Somut olayda, karara esas teşkil eden bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına dayanılarak, davacının tüm çalışma döneminde haftada altı gün boyunca her gün 12 saat çalıştığı kabul edilerek, bir buçuk saat ara dinlenme düşülmek suretiyle haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı saptanmış ise de, davalı işveren ile davası olan davacı tanık beyanlarına göre, dosya kapsamına daha uygun ve inandırıcı görülen davalı tanığı ...'in beyanı esas alınarak, davacının kış aylarında haftalık 18 saat, yaz aylarında ise haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/83, K. 2013/28742, T. 10.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-83-e-2013-28742-k-aab29bf00570