Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/3969 E. 2013/26792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3969
- Karar No
- 2013/26792
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve bayram tatili ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerlerinde 01.02.1990-26.03.2008 tarihleri arasında personel müdürü olarak çalıştığını, son aylık ücretinin 3,950 USD olduğunu, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarınınfaizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili; davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, ... sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının bazı dönemlerde saat ücreti ile çalıştığını ve ücretinin 9,08 USD/saat olduğunu, tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerinde 01.02.1990-18.04.2008 tarihleri arasında altı dönem halinde toplam onaltı yıl iki ay iki gün çalıştığı, aylık ... ücretle değil 9,08 USD saat ücreti ile çalıştığı, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla mesai yaptığı ve hafta tatili ile ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle, davanın kızmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, süresi içinde davalı ... davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Taraflar arasında işçilik alacaklarının ıslah dilekçesi ile talep edilen kısmının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve hesaplamaya esas alınan çalışma süresinin doğru olup olmadığı konularında uyuşmazlık bulunmaktadır. Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkar olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı sebeplerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zamanaşımını kesmez, zamanaşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktar için kesilir. 4857 sayılı ... Kanunu'ndan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanunda ücret alacaklarıyla ilgi olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı Kanun'un 32/8. maddesinde işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklarının, Borçlar Kanunu'nun 126/1. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olacağı tartışmasız öğreti ve uygulama tarafından kabul edilmiştir. İşverence işçiye fazladan ödenen ücret ve ücret eklerinin geri alınmasında da uyuşmazlığın temelinde sözleşme ilişkisi olmakla zamanaşımı süresi beş yıl olarak uygulanmalıdır. Kısmi bir dava açılması halinde alacağın yalnız o kısım için zamanaşımı kesilir. Dava dışı kalan bölümü hakkında, zamanaşımı işlemeye devam eder. 5521 sayılı ... Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde ... Mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Bu sebeple zamanaşımı def'i ilk oturuma kadar ve en geç ilk oturumda yapılabilir. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Somut olayda, davacının 02.08.2012 tarihinde taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah ettiği, davalının ıslah dilekçesine karşı süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zamanaşımının dava tarihine göre dikkate alındığı, ıslah tarihine göre zamanaşımı değerlendirmesi yapılmadığı anlaşılmış olup, davalının ıslah dilekçesine karşı yaptığı zamanaşımı itirazı dikkate alınarak fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakların yeniden hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan, Mahkemece, davacının, davalıya ait işyerlerinde 01.02.1990-18.04.2008 tarihleri arasında altı dönem halinde toplam onaltı yıl iki ay iki gün çalıştığı kabul edilmiş ise de, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, banka kayıtları, cari hesap cetvelleri, yurt dışı giriş-çıkış bilgileri, pasaport kayıtları ve çalışma belgeleri ile şahit beyanları dikkate alınarak, çalışma süresi denetime elverişli olarak tereddüte yer vermeyecek şekilde tesbit edildikten sonra, çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.