Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/30897 E. 2013/23768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/30897
Karar No
2013/23768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ...Toplu Konut İdaresi avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, 08.10.2010 tarihinde yüklenici ...–... ... ortaklığının ... ... 400 adet konut inşaatı işyerinde tünel kalıp ustası olarak işe başlayıp 1,5 ay çalışmasından sonra bu defa 29.01.2011 tarihinde aynı yüklenicinin ...’ye ait İpsala’daki 192 konut inşaatı işyerinde çalışmaya başladığını ve 6 ay çalışmasından sonra işine 12.07.2011 günü işveren tarafından son verildiğini, aylık 2.500,00 TL ücretle çalışıp 7,5 aylık yaklaşık 18.250,00 TL ücretinin ödenmediğini, maaş bordrosu düzenlenmemesi ile brüt ücret tutarını bilemediği işyerinde sigorta primlerinin asgari ücretten bildirildiği, günde ortalama 10 saat, hiç hafta tatili kullanmadan Cumartesi Pazar günleri ile milli bayram ve genel tatil günleri çalışmasına rağmen mesai ücretleri ve ihbar tazminatının ödenmediğini belirterek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı idare vekili, 19.08.2010 tarihli sözleşme ile ... ... Konut İnşaatı işinin anahtar teslimi götürü bedel usulüyle yapmak üzere bütünüyle ... ve ... ... ortaklığına, yine 22.11.2010 tarihli sözleşme ile 192 Adet konut inşaatı işinin de anahtar teslimi götürü bedel usulüyle yapmak üzere bütünüyle ... Şirketine ihale edilmesiyle davacı alacağından sorumlu tutulamayacaklarını, ... Kanunu md.36 ve Yapım işleri Şartnamesinin md. 35/3 hükmündeki benzer düzenleme sonucu, ... ve ... ... ortaklığı işyerine yapılan hak ediş ödemeleri öncesinde ilan yapılmasına rağmen işçi alacakları ile ilgili başvuru olmadığı, bu nedenle üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getiren kurumun yine davacı alacağından sorumlu olmayacağı, diğer yandan diğer davalı işyerleri ile aralarında Asıl İşveren Alt işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirketler vekili, davacının ücret alacağının bulunmadığı, iddia edilen aylık 2.500,00 TL ücret tutarının fahiş olduğunu ve ...’den alınan işin ve taraflar arasında akit edilen sözleşmenin belirli süreli olması ile ihbar tazminatı talep hakkının bulunmayacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek, davalı ... ve ... İşyerleri ile diğer davalı ... (...) kurumu arasında, ihale yolu ile verilen konut yapımı inşaat işlerinin anahtar teslimi suretiyle verilmesi sonucu, ... Kanunun 2. maddesi anlamında bir asıl işveren–alt işveren ilişkisi bulunmadığı, davalı ... kurumunun asıl işveren–alt işveren ilişkisinden ileri gelen bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu bağlamda davalı ... Başkanlığı’nın ihale makamı olarak 4857 Sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca her hakediş dönemi için ihale makamının ücret alacaklarından sorumluluğu 3 aylık tutar ile sınırlı tutulduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı idare vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: İhale makamının işçilik alacaklarından sorumluluğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı ... Kanunu'nun 36. maddesinde, “Genel ve katma bütçeli dairelerle mahalli idareler veya kamu iktisadi teşebbüsleri yahut özel kanuna veya özel kanunla verilmiş yetkiye dayanılarak kurulan banka ve kuruluşlar; asıl işverenler müteahhide verdikleri her türlü bina, köprü, hat ve yol inşası gibi yapım ve onarım işlerinde çalışan işçilerden müteahhit veya taşeronlarca ücretleri ödenmeyenlerin bulunup bulunmadığının kontrolü, ya da ücreti ödenmeyen işçinin başvurusu üzerine, ücretleri ödenmeyen varsa müteahhitten veya taşeronlardan istenecek bordrolara göre bu ücretleri bunların hak edişlerinden öderler” şeklinde kurala yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi halinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, işçilerin her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği öngörülmüştür. Maddede sözü edilen ücret her hak ediş dönemi için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. Yine ihale makamının ihbar ve kıdem tazminatı ile kullandırılmayan izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, kanundan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, müştereken müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır. Dosya içeriğine göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı idarenin ... Kanununun 36. maddesi kapsamında işyerinde ihale makamı olarak gerekli ilanları yaptırdığı, davalı idare ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme örneklerinin dosyada bulunduğu belirtilmiş ise de dosyada yapılan ilanlara ilişkin sadece askı ilanları ve sözleşme örneklerinin mahkemeye gönderildiğine ilişkin yazışma örneği bulunduğu ancak ilan ve sözleşme örneklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yine hesap raporunda davacının ... kayıtlarında asgari ücretli olarak gösterildiği halde, davalı işveren tarafından imzasız onaysız listede davacının asgari ücretli olarak gösterildiği, davacının ücret bordrosunun sunulmadığı, davacının vasıflı işçi olması ve yapılan işin niteliği dikkate alınarak iddia edilen ücret seviyesinden hesaplama yapılmış, ödeme belgeleri sunulmadığından bahisle ücret alacağı hesaplanmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın aydınlatılması için mahkemece yapılan araştırma yeterli değildir. Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları getirtilerek, davalının çalıştığı dönem net olarak belirlenmeli, işçilerin bordroları, davalı idare ile yapılan sözleşme ve ekleri ilgili şirketten celbedilmelidir. Davalı idare tarafından yargılama sırasında, ilan yükümlülüğünü yerine getirdiği hususunda belgeler sunduğu anlaşılmaktadır. Yüklenici firma tarafından ücret bordroları düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenen bordro varsa bordroların ihale makamı olan davalı idareye verip vermediği, verilmiş ise ücret bordrolarının ihale makamı tarafından hak edişlerin ödenmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği talep konusu alacağın hangi hakediş dönemine rastladığı idare tarafından dayanılan belgeler karşılaştırılarak net şekilde tespit edilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/30897, K. 2013/23768, T. 08.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-30897-e-2013-23768-k-5170d45cdbeb