Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/25809 E. 2013/20187 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/25809
- Karar No
- 2013/20187
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı işveren vekili, müvekkili şirketin dava dışı bir başka şirketle birleşme sürecinde olması sebebi ile yapılan çalışmalar sonucunda, işyerinde istihdam fazlası oluşacağının tespit edildiğini, şirketin yeni yapılanmasında davacının çalıştığı pozisyonun ortadan kalktığını, bu sebeple iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayalı feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının eğitim durumuna ve görev tanımına uygun başka bir birimde veya başka görevde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünde herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, fesih sebebinin işletmenin bütününü etkileyen bir durum olması gerektiği, davalı işyerinde ekonomik tedbir alındığına dair herhangi bir delil sunulmadığı ve böylece feshin son çare olması ilkesi kapsamında davalı işverenlikçe yeterli çalışmanın bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran iş yerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davacı işçinin iç satın alma müdürü olarak çalıştığı ve fesih öncesinde davalı şirkette bu pozisyonda çalışan tek işçi olduğu sabittir. Davalı işveren tarafından ibraz edilen organizasyon şemasının, fesih sonrasındaki yapılanmaya ilişkin olduğu ve bu şemaya göre iç satın alma pozisyonunun bulunmadığı, satın alma uzmanı pozisyonunun bulunduğu görülmektedir. Davacı şahidi fesih tarihinden sonra işverenin satın alma görev tanımına uygun işin mevcut olduğunu bildirmiştir. Davalı şahitleri ise birleşme sonrasında davacıya olan ihtiyacın ortadan kalktığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Davalı şirketin bir başka şirket ile birleşmesi sebebi ile organizasyon yapısında değişiklik meydana geldiği sabittir. Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının belirlenmesi açısından gerekirse işyerinde keşif yapılarak, davalı şirketin birleşme öncesi ve sonrasındaki organizasyon yapısı, personel giriş ve çıkış kayıtları incelenmeli, iç satın alma işinin davacının iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra ne şekilde yürütüldüğü, iç satın alma müdürlüğü pozisyonunun ortadan kalkıp kalkmadığı belirlenmeli ve birleşme sonrası davacının çalıştırıldığı pozisyon ortadan kalkmış ise davacının gerekirse eğitim verilerek çalıştırılabileceği uygun pozisyonun bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.