Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/21907 E. 2013/21032 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/21907
- Karar No
- 2013/21032
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı cevabında, davacının işçileri olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak, isteklerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı çalışmasının geçtiği yurt dışındaki şantiyede davalı şirket işçisi olduğunu iddia etmiştir. Davalı ise davacının işçileri olmadığını davalı gösterilen işyerinin 2011 yılı 2. ayında 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamına alındığını belirtmiştir. Mahkemece davacı tarafından bilgisayar çıktısı şeklindeki onaysız ve imzasız dosyaya sunulan yazı suretleri ile davalı işyeri ile yurt dışındaki işyeri (Azer İnşaat Servis Ltd.) arasında bağlantı kurularak sonuca gidilmiştir Her ne kadar bu kayıtlar (adres, ortaklık yapılarını gösteren internet çıktıları) davalı şirketle çalışmanın geçtiği yurt dışı (Azer İnşaat Servis Ltd.) şirketi arasında bir bağ olduğunu gösterse de resmi nitelikleri olmadığından hükme esas alınmaması gerekir. Şirketler arasında organik bağ olup olmadığını gösteren resmi kayıtların, davalı taraftan veya ilgili makamlardan temin edilerek değerlendirmesi gerekir. 3-Dosya içeriğinden yurt dışında yol yapım işlerinde çalışan davacının diğer arkdaşları ile birlikte davalıya çektikleri noter ihtarnamesinde 07.03.2012 tarihinde işten çıkarıldıklarını belirterek işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettikleri, davalı şirketin ise bu talebe karşı verdiği yanıtta ihtarnamenin yanlışlıkla kendilerine gönderildiğini bu isimde çalışanları olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır..Öte yandan davacıya çalışma süresini gösteren yurt dışındaki Azer İnşaat Servis Ltd. Şirketi tarafından verilmiş çalışma belgesi de dosya arasında bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Somut olayda, fazla mesai konusunda sadece davacı ile menfaat birliktelikleri olan tanık beyanları dikkate alınarak 2010-2011 yılları arasında arası için yapılan hesaplamada belirlenen 40.385,48 TL fazla mesaiden indirim yapılarak sonuca gidilmiştir. Bilirkişi hesap raporunda dikkate alınan davacı tanıklarının beyanları gibi her mevsim, haftanın yedi günü ve günlük 07:00-22:00 saatleri arasında yol yapım işinde çalışılması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Davacın ve tanıklarının iddia ettikleri sürelerde çalıştıklarını gösteren yazılı bir belge bulunmamaktadır. Dosya kapsamına, işin niteliğine, mevsim şartlarına göre ortalama günlük üç saat fazla mesai hesaplanmasının makul olacağı dikkate alınarak ve davacının çalışma süresinde Emniyet kayıtlarına göre ülkeye giriş çıkış yaptığı görüldüğünden varsa çalışmadığı süreler dışlanarak bu açıklamalar kapsamında fazla çalışma ücretinin belirlenmesi gerekir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.