Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/942 E. 2012/16778 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/942
Karar No
2012/16778
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde bekçi kadrosunda çalıştığını, işverenin işyerindeki güvenlik hizmetini özel güvenlik birimleri eliyle yürütme kararı alındığını,bunun üzerine davacı ve birlikte bekçilik yapan diğer iki kişinin, işyerinde bekçilik adı altında bir kadro bulunmadığı için başka görevlere atandığını, iş şartlarındaki bu değişikliği yazılı olarak davacıya iletildiğini, davacının hemen ertesi gün iş akdini feshettiğini ve kendisine hak ettiği kıdem tazminatının ödenerek iş akdinin sona erdiğini, atama ile birlikte derhal fesih hakkını kullanan davacının iş akdini kendisinin sonlandırdığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işverenin işyerinin güvenliğinin özel güvenlik şirketine verilmesine ilişkin Yönetim Kurulu kararı aldığı, bunun üzerine davacı işçinin iş akdinin işveren tarafından feshedildiği, her ne kadar ibraname başlıklı belgede, “Çalışmakta olduğum ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı işyerinizden 09.08.2011 tarihinde haklı nedenle feshettim ... İşyeri ve işverenden herhangi bir alacağım kalmamıştır işyeri ve işvereni ibra ederim” denilmiş ve ibraname içeriğinde iş akdinin işçi tarafından feshedildiği belirtilmiş ise de, davacının bu belgeyi “tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla” şeklinde itirazi kayıt koymak sureti ile imzaladığı, öyle ise bu belgenin tam olarak işçi iradesine dayalı, işçi tarafından düzenlenmiş bir belge olmadığı, aksi halde, yani belgenin işçi tarafından düzenlenmiş olması halinde işçinin almadığı ve saklı tuttuğu haklarını ibraname içerisinde açıkça belirteceği ve saklı tutmaya ilişkin ayrı bir şerh koymasına gerek duymayacağı, bu nedenle işveren tarafından düzenlenmiş ve kıdem tazminatı ödenmesi sebebi ile hazırlanmış olan bu belgenin, meblağ içeren kıdem tazminatı yönünden makbuz niteliğinde olmak dışında bir başka değerinin bulunmadığı, davacının ayrıca sunduğu bir istifa dilekçesi de bulunmadığından, işveren yetkilisi tarafından hazırlandığı anlaşılan ibranamedeki istifa beyanının davacıyı bağlamayacağı, işveren tarafından, işyerinde hırsızlık yaptığı şüphesi ile şikayetçi olduğu işçisi ile çalışmayı iştememesi sebebi ile iş akdinin feshedildiği, ancak feshin gerçeğe uygun olmayan şekilde işçi tarafından feshedilmiş gibi belge düzenlenerek yapıldığı, bu nedenle feshin geçerli bir şekilde yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip feshedilmediği, davacının işe iade davası açıp açamayacağı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 24. maddesinde, I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden ... bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa, b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa, II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa, b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa, c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa, d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa, e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa III. zorlayıcı sebepler: işçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa, süresi belirli olsun veya olmasın işçinin iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden, davacının 01.05.2008- 09.08.2011 tarihleri arasında bekçi ve şoför olarak çalıştığı, işverence yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, işverenin 08.08.2011 tarihli yazısında: “ davacının çalıştığı özel güvenlik işinin özel şirket eliyle yapılmasına dair alınan işletmesel karar gereği bahçıvanlık görevine atandığının yazılı olarak bildirildiği, davacının 09.08.2011 tarihli yazısında “08 Ağustos 2011 tarihli görevlendirme yazısının kendisine aynı gün tebliğ edildiğini, iş ve çalışma şartlarında esaslı değişiklik olduğundan iş akdini haklı nedenle feshettiğini, hak ettiği kıdem tazminatının tarafıma ödenmesini talep ettiği, 09.08.2011 tarihli davacıimzalı ibranamede, “Çalışmakta olduğum ... Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı işyerinizden 09.08.2011 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettim çalıştığım süre içinde hak etmiş olduğum (ücret, fazla çalışma ücreti, fazla sürelerle çalışma ücreti, hafta tatil ücreti, genel tatil ücreti) ücretlerimi tamamen aldım yıllık ücretli izinlerimi süresinde kullandım. Bu defa adıma tahakkuk eden net 4.120,78 TL kıdem tazminatı tutarımı 09.08.2011 tarihli 3026481 numaralı çek ile aldım. İşyeri ve işverenden herhangi bir alacağım kalmamıştır işyeri ve işvereni ibra ederim” denildiği, davacının bu belgeyi “tüm kanuni haklarım saklı kalmak kaydıyla” şeklinde itirazi kayıt koymak sureti ile imzaladığı,davalı ... Makine Sanayi ve Ticaret Aş.'nin Noter onaylı sureti sunulan 13/07/2011 tarih 55 sayılı kararında: "...Şirketin işyerinde 5188 sayılı Yasa uyarınca 3 silahsız özel güvenlik görevlisi ile 'Dışarıdan hizmet almak sureti ile güvenlik sağlamak' kararı alınmıştır" denildiği; 05/08/2011 tarihinde bu hususta İzmir Valiliği Emniyet Müd.'den izin istendiği;14/04/2011 tarihinde davalı işveren ve G4S Güvenlik Hizm. A.Ş. arasında güvenlik işi ile ilgili hizmet alım sözleşmesi imzalandığı,İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/62937 Sor. 2011/30779 K. Nolu dosyasında,davacısının kamu hukuku, müştekisinin işveren ... ..., şüphelilerin ..., ..., ... olduğu, suçun hırsızlık olduğu, suç tarihinin 11.07.2011 suç yerinin ... Mah ... Cad No.4 Bornova İzmir olduğu, yapılan soruşturma sonucunda: müştekinin soyut iddası dışında görgüye ve bilgiye dair belge, bilgi olmadığı kamera kaydı olay yeri izi bulunmadığı şüphelilerin atılı suçu inkar ettikleri anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının 09.08.2011 tarihli dilekçesi ve aynı tarihli ibranamede,iş ve çalışma şartlarında esaslı değişiklik olduğundan iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan ettiği, davacının dilekçe ve ibranameyi baskı altında imzaladığını ıspatlayamadığı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği, iş sözleşmesini haklı nedenle 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesince fesheden işçinin işe iade davası açamayacağı anlaşılmış olup, davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 107,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,000TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/942, K. 2012/16778, T. 13.07.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-942-e-2012-16778-k-388c118e9048