Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/9411 E. 2012/19964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/9411
- Karar No
- 2012/19964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, işveren tarafından davacının sağlık raporu olmasına rağmen ağır işlerde çalıştırılmaya zorlandığı davacının kabul etmemesi üzerine de iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini beyanla işe iade kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının çalıştığı sürede işlerini savsadığını, diğer çalışanlara sataştığını, devamsızlıklarının bulunduğunu belirterek iş düzenini bozduğundan kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek sözleşmesinin feshedildiğini bu nedenle davanın reddi gerekeceğini savunmuştur. Mahkemece davalı işverenin davacıya yaptığı ihtarları tebliğ ederek işe uygun davranması için süre vermesi gerekirken feshetmesi yasaya aykırı görülmekle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz etmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden davacının hükümlü kadrosunda teknik eleman olarak 15.08.2006 tarihinden beri çalışmaya devam ettiği 10.6.2009 tarihli fesih bildiriminde amirlerinin talimatlarına uymadığı, beklenen görevleri yerine getirmediği mesai saatlerinde keyfi hareket ettiğiden kıdem ve ihbar tazminatı ödemek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiği bildirildi. Somut olayda davacının 23.07.2008, 01.08.2008, 22.08.2009 tarihlerinde işe gelmediğine dair tutanakların bulunduğu, 19.07.2008 tarihinde yemek servisi yapan personel hakaret ettiğine dair tutanak tutulduğu, 15.04.2008 tarihinde davacının işi yapması ve davranışlarına dikkat etmesi için uyarılması üzerine yapmayacağını beyan ederek işten çıkarılmasını veya emekli edilmesini istediğine dair tutanak tutulduğu ve en son 07.06.2009 tarihinde davacının görevi olan eksik anahtarları tespit etmediği, listesini hazırlamadığı vardiyasında geldiği halde ne iş yaptığının anlaşılamadığına dair tutanak tutulduğu ve işçinin birçok defa işe iki, üç saat gecikmelerle geldiğinin tutanak altına alındığı, davacının en son 09.06.2009'da savunmasınında istendiği ve savunma vermekten imtina ettiği anlaşılmıştır. Dinlenen davalı tanıklarının tutunak tutulan olayları doğruladıkları da görülmüştür. Somut olayda davacının mesaiye geç gelme ve devamsızlıklarının bulunması durumu işverence başlı başına fesih nedeni yapmamış ise de davacının diğer çalışanlarla, amirleri ile tartışarak işyerindeki çalışma barışını bozması, çalışanların motivasyonunu olumsuz etkileyecek olumsuz tutum ve davranışları sürdürmesi birlikte değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshi için geçerli nedenin varlığı kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davacının işe iadesine karar verilmesi bozma nedenidir. Belirtilen nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, 2-Davanın reddine, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu 145,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oyçokluğuyla 27.09.2012 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkeme kararının onanması gerekir. O nedenle sayın çoğunluğun mahkeme kararının bozulması görüşüne katılamıyorum.