Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/8071 E. 2012/27956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8071
- Karar No
- 2012/27956
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ve ... ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette otobüs şoförü olarak çalıştığını, ... sözleşmesine işvereni tarafından haksız olarak son verildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ... genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davacının mazeret bildirmeksizin işe devamsızlık yaptığını, bu durumun tutanak altına alındığını, 31/05/2010 tarihinde ... sözleşmesinin yapmış olduğu bu devamsızlıklar nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, diğer işçilik alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, ... sözleşmesinin sona eriş şekli ve buna göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı hak edip etmediği noktasında toplanmaktadır. Dosya içeriğine göre, davacı vekili ... sözleşmesine sebep gösterilmeden işverence son verildiğini iddia etmiştir. Buna karşılık davalı vekili, davacının mazeretsiz devamsızlığı sebebi ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece tutanak tanıkları dinlenilmeden sonuca gidilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle davacının isticvap edilerek, ... sözleşmesinin ne şekilde son bulduğu sorulmalı ve ayrıca işverenin tuttuğu devamsızlık tutanaklarına karşı diyecekleri net olarak belirlenmelidir. Ardından hakimin olayı resen aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, devamsızlık tutanaklarında imzası bulunan kişiler tanık olarak dinlenilerek feshin ne şekilde gerçekleştiği, buna bağlı olarak da işçinin kıdem ve ihbar tazminatını hak edip etmediği somut bir biçimde belirlenmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA 11.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi. K A R Ş I O Y Dava, ... sözleşmesi işveren tarafından feshedilen davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması isteğine ilişkindir. Davalı işveren, ... sözleşmesinin ... sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece feshin haklı nedene dayandığının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde ....12.2005 tarihinden itibaren otobüs şoförü olarak çalışan davacı işçinin ... sözleşmesinin 20.05.2010, 21.05.2010 ve 22.05.2010 tarihlerinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği gerekçesi ile 4857 sayılı ... Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca 31.05.2010 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Davacı ise ... sözleşmesinin 18.05.2010 tarihinde sebepsiz olarak feshedildiğini iddia etmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesine göre feshin haklı nedene dayandığının ispat yükü işverene aittir. Davalı işveren bu konuda işyerinde düzenlenen devamsızlık tutanaklarına ve tanık anlatımlarına dayanmıştır. Devamsızlık tutanaklarında imzaları bulunmayan davalı tanıkları davacı ve iki arkadaşının kendi istekleri ile işten ayrıldıklarını açıklamışlardır. Davacı tanıkları ise davacı ve diğer iki çalışanın işveren tarafında işten çıkartıldıklarını belirtmişlerdir. Sayın çoğunluk tutanak tanıklarının dinlenmesi suretiyle olayın aydınlatılması yönünde görüş ortaya koymuş ise de, davalı tarafça tanık listesinde gösterilmeyen tanıkların dinlenmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Davacının iddiası ile davalının savunması açık olduğundan davacının isticvabını gerektiren bir durum da bulunmamaktadır. Dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının ... sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı davalı işverence kanıtlanmamıştır. Bu nedenle kararın onanması gerektiği görüşü ile bozma yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılamıyorum. 11.12.2012