Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/8036 E. 2012/26713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8036
- Karar No
- 2012/26713
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı iş yerinde 08.09.2003 tarihinden başlayarak 24.08.2010 tarihine kadar muhasebe elemanı olarak çalıştığını, son aylık maaşının 1.100,00 TL olduğunu, davalı firmanın aylık maaşına zam yapmadığını, düzenli olarak ödeme yapılmadığını, çalışma ortamının çekilmeyecek hale geldiğini bu şartlara rağmen çalışmasına devam ettiğini, ancak 24.08.2010 tarihinde iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini, belirterek kıdem, ihbar tazminatı, temmuz ayı ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işyerinden kendisinin ayrıldığını, sonra mazeretsiz devamsızlığı sebebiyle sözleşmenin haklı feshedildiğini, ücretinin asgari ücret seviyesinde olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, diğer taleplerinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı işverenin çalışanı olan davacıya çalışmalarından dolayı hakaret ve buna benzer sözler sarf etmesi sebebiyle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişinin iki seçenekli olarak yaptığı hesaplamada aylık brüt 780,00 TL üzerinden yapılan hesaplamanın daha yerinde olduğu zira davacı beyanının dışında aylığının brüt 1.395,00 TL olduğu konusunda yeterli bilgiye ulaşılamadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti istekleri hüküm altına alınmış, diğer talepler reddedilmiştir. Karar, her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. İş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı durumlarda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalıdır. Dosya içeriğine göre, davacı son ücretinin 1.100,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı ise asgari ücret ödendiğini savunmuştur. Sunulan bir kısım bordrolar asgari ücretten düzenlenmiş ve işçinin imzasını taşımaktadır. Davacı tanıklarından bir tanesi işçinin 930,00 TL ve diğeri 935,00 TL aldığı beyanında bulunmuş; davalı tanıklarının birisi ücret seviyesini bilmediğini, diğeri de asgari ücretten çalıştığını söylemiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmadan dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişinin iddia ve asgari ücrete göre gerçekleştirdiği iki seçenekli hesaplamadan asgari ücrete göre olan hesaplama dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Davacının kıdemi, eğitim durumu ve yaptığı işe göre, ilgili meslek kuruluşlarından ve yukarıda belirtilen mercilerden uyuşmazlık konusu dönemde alabileceği emsal ücret seviyesi belirlenmeli ve dava konusu alacaklar buna göre hesaplatılmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.