Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/7756 E. 2012/28297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/7756
Karar No
2012/28297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait işyerinde 5.9.2008 tarihinde depo işçisi ve güvenlik elemanı olarak çalışmaya başladığını, 4.9.2009 tarihinde işveren tarafından ... akdinin haksız olarak feshedildiğini ... sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti,hafta tatili ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalı işverenden tahsilini istemiş, 07.12.2011 tarihinde bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi vererek taleplerini artırmıştır. Davalı vekili; davacının ibraname imzaladığını, hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, ibranamede alacak kalemleri yazılı olmakla birlikte ödenecek tutarların yazılı olmaması, işverenin ibranamede belirtilen alacaklarını davacıya ödediğine dair belge sunmaması sebepleriyle geçersiz olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli bulunduğu, davacının talep ettiği alacaklara hak kazandığı, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden hakkaniyet indirimi yapılması ve zamanaşımı itirazının dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin mahsup edilmesi gerekip gerekmediği ile işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır. ... sözleşmesinden ... para borçlarının kısmi ifasında mahsubun ne şekilde yapılacağı ile ilgili 4857 sayılı ... Kanun'unda özel bir düzenleme bulunmadığından 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında sorun çözümlenmektedir. İşçinin işverenden bir alacağının bulunduğu durumda kısmi ödeme sebebiyle mahsup işlemi Borçlar Kanunu madde 84. çerçevesinde yapılacaktır. Dairemiz uygulamasına göre temerrüde düşmüş olan işverenin yaptığı kısmi ödeme işçinin bu hususta beyanda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilmelidir. İşçinin birden fazla alacağının söz konusu olması durumunda, yapılan kısmi ödemenin hangi alacağa ilişkin olduğu işveren tarafından ödeme sırasında belirtilmemiş ve işçi tarafından da bu husus makbuzda gösterilmemiş ise mahsup işlemi Borçlar Kanunu madde 86. çerçevesinde yapılacaktır. ... kanununda işçinin sözleşme ve kanundan ... alacaklarının muacceliyet ve vade zamanları konusunda değişik hükümler öngörülmüştür. 4857 sayılı Kanun'a göre ücret en geç ayda bir ödenir (m.32/5). ... Hukuku mevzuatımızda Basın ... Kanunu'nun 14. maddesi hariç, ücretin peşin ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple ücret çalışılan ayı takip eden aybaşında muaccel hale gelmektedir. Fazla mesai, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretlerinin muacceliyet tarihleri normal aylık ücret gibidir. İşçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti sözleşmenin feshi ile muaccel hale gelir. 1475 sayılı ... Kanunu'nun 14. ve 4857 sayılı Kanun'un 120. maddesi uyarınca işveren kıdem tazminatı borcu bakımından ... sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Yukarıda belirtilen diğer tazminat ve alacaklar bakımından ise tarafların sözleşme ile kararlaştırdıkları ödeme zamanı ya da işçi tarafından gönderilecek ihtarnamede belirtilen ödeme günü itibariyle işverenin temerrüdü gerçekleşir. Buna göre örneğin; 5.000,00 TL ihbar tazminatı, 7.500,00 TL kıdem tazminatı, 2.500,00 TL ücret, 2.000,00 TL fazla mesai ve 500,00 TL yıllık izin ücreti alacağı olmak üzere takibe konu yapılmamış toplam 17.500,00 TL alacağı olan bir işçiye işveren tarafından yapılacak 15.000,00 TL lik bir kısmi ödeme, öncelikle muaccel olan normal aylık ücret ve fazla mesai alacağına ilişkin borçlarına mahsup edilmelidir. Kalan miktar ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti borcuna mahsup edilecektir. Anılan borçların muacceliyet tarihleri aynı olduğundan temerrüt tarihi önce gerçekleşmiş olan borca yani kıdem tazminatına mahsup edilecektir. Kalan 3.000,00 TL lik ödemenin ihbar ve izin ücreti borcuna mahsubu anılan borçların muacceliyet ve temerrüt tarihlerinin aynı olması sebebi ile miktarları ile orantılı olarak yapılacaktır. Kalan toplam borç 5.500,00 TL olup, ihbar tazminatının bu miktara oranı 5.000,00/5.500,00 = 10/11 izin ücretinin oranı 500/5.500 = 1/11 olmakla, 3.000,00 X 10/11 = 2.727,00 TL ihbar tazminatına, 3.000 X 1/11 = 273,00 TL izin alacağına mahsup edilecektir. Böylece işverenin 2.273,00 TL ihbar tazminatı, 227,00 TL izin ücreti olmak üzere toplam 2.500,00 TL borcu kalmış olacaktır. Dosya içeriğinden, davacının 05.09.2005-04.09.2009 tarihleri arasında üç yıl onbir ay yirmidokuz gün süreyle davalıya ait işyerinde günün asgari ücreti ile hamal ve güvenlik elemanı olarak çalıştığı, işakdinin işverence haklı sebeplerle feshedilmediği davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı şekilde işverence feshedildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde ,davalı işverence davacıya kıdem ve ihbar tazminatı olarak 3.500,00 TL ödendiğini beyan etmiş olup, mahkemece bu ödemenin yukarıda anılan esaslar çerçevesinde hüküm altına alınan alacaklardan mahsup edilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/7756, K. 2012/28297, T. 14.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-7756-e-2012-28297-k-8f040ef5921e