Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/7480 E. 2012/27485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/7480
- Karar No
- 2012/27485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... sözleşmesinin işverence haksız olarak fesih edildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti ve ödenmeyen ücret alacağı istemiştir. Davalı, davacının ... sözleşmesinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 25/II. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-... sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez. Somut olayda, 23.03.2009 tarihli izin görev belgesi, 10.04.2009 tarihli yazılı fesih bildirimi, aynı tarihli davacının savunma yazısı, tanık beyanları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, davacının 23.03.2009 tarihinde dedesinin öldüğünü ve cenazesine katılmak istediğini beyan ederek amirlerinden izin aldığı, ancak, izni müteakip dedesinin ölümüne ilişkin bir yazılı belge istenmesine rağmen, yazılı belge sunmadığı ve 10.04.2009 tarihli savunmasında, amirlerine bu konuda yalan söylediğini kabul ettiği ve ... sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı hareketler kapsamında feshedildiği anlaşılmıştır. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan bu davranışı sonucunda ... ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmiş, diğer bir anlatımla ... temeli çökmüştür. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Bu durumda ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.