Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/6996 E. 2012/26437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/6996
- Karar No
- 2012/26437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin ücret, fazla mesai, yıllık ücretli izin gibi haklarının ödenmemesi nedeniyle müvekkil tarafından feshedildiğini, müvekkilinin yılın yedi aylık bölümünde turizm amaçlı seyahatlerde, diğer zamanlarda ise şehir içi servislerinde çalıştığını beyan ederek, kıdem tazminatı ile bir takım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence davacının mazeretsiz dört gün işyerine gelmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'un 25/2-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafça dosyaya sunulan ve mahkemece geçerli ödeme belgesi olarak kabul edilen iki adet 01.08.2007 tarihli ödeme makbuzlarıyla davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf fazla mesai ve ücret alacaklarının ödenmediğini bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile birtakım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı taraf ise sözleşmenin işveren tarafından davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini buna rağmen davacının uzun yıllar çalışmış olması nedeniyle kendisine kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını ve dosyaya sunulan iki adet 01.08.2007 tarihli makbuzlarla da kıdem tazminatı ile birtakım işçilik alacaklarının ödendiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından dosyaya sunulan makbuzlarda tahrifat yapıldığı yönündeki itirazı nedeniyle uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmış, inceleme sonucu makbuzların üstündeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşıldığından, geçerli ödeme makbuzu olarak kabul edilerek davacının işçilik alacaklarından 9.000,00 TL’lik makbuz nedeniyle kıdem tazminatından, 6.000,00 TL’ lik makbuz nedeniyle ise sırasıyla ücret, yıllık izin ve fazla mesai alacaklarından mahsup yapılarak sonuca göre hüküm kurulmuştur. Davacı taraf ise asıl itirazları hususunda inceleme yapılmadığını, zira bu belgelerin tamamı üzerinde tahrifat yapıldığı iddialarının olduğunu bu hususun incelenmediğini, iş akdini haklı nedenle fesheden işverenin kıdem tazminatı ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı tarafın bu ödemeyi Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre banka aracılığı ile yapması gerekirken usule aykırı olarak elden ödeme yaptığını iddia ettiğini, ayrıca davalı şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde ödemenin yapılıp yapılmadığının anlaşılacağını, davalı tarafa söz konusu makbuzların varsa dip koçanlarını dosya arasına sunmaları için süre verildiğini, bu ara karar yerine getirilmeden ve bu ara karardan geri dönülmeden hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Dosya içerisinde bulunan 12.05.2011 tarihli kriminal uzmanı tarafından hazırlanan rapora davacı tarafça itiraz edilerek söz konusu belgelerin üzerinde tahrifat yapıldığı, müvekkiline ait imzaların olduğu belgelerin tahrif edilerek bu belgelerin oluşturulduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu husus değerlendirilmemiştir. Bu nedenle mahkemece öncelikli olarak yapılması gereken asılları mahkeme kasasında muhafaza altına alınan ödeme makbuzları üzerinde alanında uzman bir bilirkişiden rapor aldırılarak makbuzların üzerinde tahrifat yapılıp yapılmadığı hususlarında inceleme yaptırmaktır. Daha sonra işyerindeki mutad ücret ödemelerinin nasıl olduğu hususunda tarafların delilleri toplanmalı, işveren tarafından yapıldığı iddia edilen Ankara 24. Noterliğinin 31.07.2007 tarih ve 17984 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ şerhli aslı dosya arasına alınmalı, ayrıca söz konusu ödeme makbuzlarının davalı şirket muhasebe kayıtlarında kaydını gösteren belgelerin davalı taraftan istenmesi ve en son olarak gerekirse davacı tarafça dava dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra çıkan sonuca göre hüküm kurulması gerekmektedir. Belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.