Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/5118 E. 2012/17672 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5118
- Karar No
- 2012/17672
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkiline görevlendirme yazısını imzalamaması halinde iş sözleşmesinin tazminatsız feshedileceği hususunda manevi baskılar uygulandığını, davacı işçiden istifasının istendiğini, davacı işçinin yerine yeni bir kişinin atanmasının davalı şirketin iyi niyetli olmadığının göstergesi olduğunu iş sözleşmesi feshinin geçersiz olduğunu belirtmiş ve işe iade kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, ... ili içerisindeki şubelerin tümünden servis müdürlüklerinin kaldırılarak tüm şubelerin servislerinin ... şubesine bağlı tek merkezden yönetilmesi kararlarının alındığını, davacı işçinin çalıştığı pozisyonun da ortadan kalktığını, ... ili çevresinde davacı işçinin çalışabileceği bir başka pozisyonunda mevcut bulunmaması sebebiyle, davacı işçinin özel durumu da dikkate alınarak davalı şirketin Denizli şubesinde aynı pozisyonda çalışmasının teklif edildiğini ancak bunun davacı tarafından kabul edilmediğini bu sebeple feshin son çare olduğunu davanın reddini istemiştir Mahkeme, davacının esaslı değişikliği kabul etmediğini bildirmesi üzerine bir gün sonra iş sözleşmesinin fesih edildiği dinlenen tanıklarında davacının işten çıkarılmadan önce yerine yeni bir müdür atandığı sonra çıkış işlemlerinin yapıldığı, işyerinde bir yeniden yapılanma ve istihdam fazlalığı olmadığı davacının son olarak görev yaptığı ... şubesinde kapatılmasına ilişkin dosyada bir belgede bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, işe iade ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatların hüküm altına alınmasına karar vermiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayda, davalı işveren tarafından davacı işçinin iş sözleşmesini, Yönetiminde bulunan ... şubesi servis bölümünün bütçe hedeflerini gerçekleştirememesi ve genel olarak şubenin de zararda olması sebebiyle maliyetleri azaltmaya yönelik olarak, araç servis organizasyonunda yeni bir yapılanmaya gidilmek zorunda kalındığı ve bu yeniden yapılanma çerçevesinde Opel şubelerinin servis organizasyonlarının ... şubesinden tek merkezden yönetilmesi kararı alınması gerekçesiyle 30.07.2010 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Mahkemece, aralarında işyerinin faaliyet konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi kurulu aracılığıyla gerekirse işyerinde keşif yapılarak, ... ve diğer şubelerde servis organizasyonun kaldırılarak sadece ... şubesinde servis organizasyonun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekir. İşverenin almış olduğunu iddia ettiği işletmesel kararın gerçekten alınıp alınmadığı, alındıysa bunun nasıl uygulandığı işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, davacıya niteliğine uygun başka iş tekliflerinin verilip verilmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı, fesihten sonra davacının yapabileceği işler için aynı nitelikte yeni işçi alınıp alınmadığı konusunda gerekirse bilirkişi incelemesi de yaptırılarak feshin kaçınılmaz olup olmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile verilmiş olması sebebiyle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.