Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/29301 E. 2013/27428 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/29301
Karar No
2013/27428
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, koordinatör olarak asıl işveren ... Enerji İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin alt işvereni Enmon Enerji Montaj İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. nezdinde çalıştığını ... sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarını, izin, fazla çalışma, genel tatil alacaklarının ödenmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... Enerji İnş. Tic. ve San. A.Ş. davacı ile aralarında her hangi bağ bulunmadığını, husumet sebebi ile davanın reddi gerektiğini savundu. Davalı Enmon Enerji Montaj İnş. Taah. San. ve Tic. A.Ş. davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, haklı nedenle davacının ... sözleşmesinin feshedildiği ispatlanamadığından kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne, fazla çalışma yaptığı, gene tatillerde çalıştığı ispatladığı için kabulüne, izin alacağının kullanıdrıldığı ödendiği davalı tarafınadn ispatlanamadığından kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalılar temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında davacının aylık ücret miktarı noktasında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı ... Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. ... sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda davacı, 2001-2008 yılları arasında idareci koordinatör olarak davalı işyerinde net 1.100,00 TL ücret ile çalıştığını, iddia etmiştir. Davalı taraf ise davacının netilikli eleman olmadığını bordrodaki ücreti 638,70 TL üzerinden çalıştığını savunmuştur. Tanık beyanlarında davacının resmi tüm işlemlere yapan yetkili kişi olduğu belirtilmekle birlikte ücrete ilişkin bilgi bulanmadığından bilirkişi tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yayınladığı 2008 yılı formen ücreti brüt 1.462,50 TL üzerinden yapılan hesaplama mahkemece hükme esas alınmıştır. Mahkemece yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacı işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücret miktarına ilişkin araştırma yapılmaksızın bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hükme esas alınması hatalı olup eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, davacının yaptığı işin niteliğine, tanık anlatımlarına göre, hesaplanan fazla çalışma alacağından yapılan indirim dosya kapsamına göre az olup, yüzde 30 dan aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde yüzde 20 indirim yapılarak verilen karar hatalıdır. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/29301, K. 2013/27428, T. 29.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-29301-e-2013-27428-k-2ea8a7c3d276