Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27495 E. 2012/26379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/27495
Karar No
2012/26379
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıdan bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Sigortalılığa ilişkin “hizmet tespiti” davaları, sosyal güvenlik hakkına ilişkin olarak ortaya çıkan davalardır. Kanuni dayanağını 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 6. ve 79/10. (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu açısından ise 86/9. ) maddelerinden almaktadır. Sözü edilen 6. madde de çalıştırılanların, işe alınmaları ile kendiliğinden sigortalı olacakları, sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Anılan kanunun 79/10. maddesinde ise sigortalıların, çalışmalarının tespiti ile ilgili dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu bakımdan, hizmet tespitine ilişkin davalar sosyal güvenlik hakkı ve kamu düzeni ile ilgili olup, kişi iradesi belirleyici etkiye sahip değildir. İçerisinde bulunduğu kanuni statünün belirlediği durum doğrudan dikkate alınır. Bu sebeple hakim, kendiliğinden araştırma yapma yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde tanık ve diğer deliller yoluyla doğrudan gerçeği bulma yükümü bulunmaktadır. İşçilik haklarına ilişkin davalar ise, 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalar, kişi iradesine önemli rol verilip, taraf anlaşmalarına geçerlilik tanınan, alacak ve tazminat türünde olan davalardır. Taraflar bu tür haklarından her zaman vazgeçebilir. Somut olayda davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilen hüküm Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 20.03.2012 tarihli, 2012/5856 esas, 2012/4169 karar sayılı ilamı ile her iki davanın ayrılması gerektiği gerekçesi ile bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak hizmet tespiti davası bu dosyadan tefrik edilip sonra işçilik alacakları istemi yönünden bu davaya devam olunarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan farklı olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda dava çeşitleri 105. ila 113. maddelerinde düzenlenmiş, ... davası (m. 105), tespit davası (m.106) ile belirsiz alacak ve tespit davası (m.107) ayrı ayrı maddelerde gösterilerek farklılıkları belirtilmiştir. Yine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ön sorun, hadise olarak düzenlenmesine rağmen bekletici sorunu düzenleyen genel bir hüküm yoktu. Buna karşılık, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. Hizmet tespiti davası bu davaya göre öncelik taşıdığından ve sözkonusu tespit davasında verilecek kararın tarafları bağlayıcı özelliği dikkate alındığında davacı tarafından davalı aleyhine açıldığı ve bu davadan ayrılarak mahkemenin farklı bir esas sayısıyla derdest bulunduğu anlaşılan hizmet tespiti davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinin bu aşamada yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27495, K. 2012/26379, T. 26.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-27495-e-2012-26379-k-bbb635ea7dff