Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27035 E. 2013/5131 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/27035
- Karar No
- 2013/5131
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.03.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat..... ile karşı taraf adına Avukat ...... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedilmesi üzerine açılan işe iade davasının kabul ile sonuçlanarak kesinleştiğini, süresinde işe iade başvurusunda bulunulduğu halde müvekkilinin işe başlatılmadığını, davacının hizmet süresinin işe başlatılmadığı tarihe kadar işyerinde çalıştığı kabul edilerek belirlenmesi gerektiğini, davalı tarafça işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretlerinin eksik ödendiğini kullanmadığı yıllık izinlerinin bulunduğunu ileri sürerek kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatları ile boşta geçen süre ücret ve yıllık izin ücret alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının hak kazandığı boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının eksiksiz ödendiğini, iş sözleşmesi haklı sebebe dayalı feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, davacının tüm yılık izinlerin kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiği hususunun kesinleşen işe iade kararı ile sabit olduğu, işveren tarafından işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacaklarına ilişkin ödeme yapılmışsa da, işe başlatmama tazminatının davacının başvuru üzerine işe başlatılmadığı tarihteki ücreti esas alınarak belirlenmesi gerektiği ve boşta geçen süre ücret alacağı yönünden de davacının ilgili dönemde hak kazandığı ikramiye miktarlarının hesaplamaya dahil edilmediği, bu sebeple yapılan ödemenin eksik olduğu ve davacının hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı sebebe dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Kanun'un 59. maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen kanuni bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Somut olayda, davalı işveren tarafından ibraz edilen ve Yıllık Ücretli İzin Listesi adı altında düzenlenen iki adet listede davacının 2004 ve 2005 yıllarında toplam kırk gün yıllık izin kullandığını imzası ile tasdiklediği görülmektedir. Ayrıca davacının banka hesabına 18.12.2009 tarihinde 140,67 TL yıllık izin ücreti ödendiği anlaşılmaktadır. Bu belgeler ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın, davacının tüm çalışma süresi için hak kazandığı yıllık izinlerinin kullanmadığına ilişkin mahkeme kabulü hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.