Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/26685 E. 2012/24897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/26685
- Karar No
- 2012/24897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, ücret, makam ve sorumluluk tazminatı, mesleki tazminat, ilave tediye, ikramiye, sosyal yardım alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davayı görev yönünden reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı ... Genel Müdürlüğü nezdinde “kapsam dışı personel” statüsünde ... olarak görev yapan davacının göreve başladığı tarihten itibaren vekalet ücretlerinin davalı şirket tarafından davacıya ödenmediğini, 22/09/2008 tarihinden önceki çalışmasının 4857 sayılı İş Kanunu'nun hükümlerine tabi olduğunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, 22/09/2008 tarihinden sonra ise kapsam dışı personel statüsünde yapmış olduğu çalışmasının da işçi niteliğinde olup 4857 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu, kapsam dışı personel statüsündeki avukatlara davalı tarafından yapılan vekalet ücreti dağıtımının Yönetim Kurulu'nun 15 Kasım 2006 tarih ve 2006/45-465 sayılı karar ile revize edilen Hukuk İşleri Yönergesi'ne göre yapıldığını, fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının kapsam dışı personel statüsündeki çalışmasının ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği hükümlerine tabi olup, davanın görüm ve çözümde görevin İdari yargı yolunda ya da dava değerine göre sulh veya asliye hukuk mahkemelerinde olduğunu, BTC Direktörlüğünün ayrı bir tüzel kişiği haiz olduğunu, davacının istifa dilekçesi ile 22/09/2008 tarihinde belirli süreli akitle çalıştığı BTC'den istifa ederek BTC proje direktörlüğünü ibra ettiğini, davadaki taleplerin kısmen veya tamamen hak düşürücü sürelere veya zamanaşımına uğradığını, davacının çalışması karşılığı ücretlerini de aldığını, avukatlık sözleşmesinin aslında geçersiz olduğunu, bunun şartlarını taşımadığı bir yönetmelikten yararlandırması gerektiği iddiasının objektif iyiniyet kuramına aykırı olduğunu, 2007 yılından tibaren davalı kuruluşun kadrolu avukatlarına yapılan ödemeleri baz alınarak vekalet ücreti ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının kapsam dışı personel olduğu ve bu davaya bakma görevinin İdare mahkemesine ait olduğundan bahisle davalının görev itirazında bulunduğu, BTC'nin ...'ın alt kuruluşu olduğu ve ...'ın sermayesinin tamamının kamuya ait olduğu, davacının bu kurumlarda kapsam dışı personel olarak çalıştığı, KİT'ler dahil sermayesinin yarısından fazlasının kamuya ait kurumlarda çalışan kapsam dışı personelin açtığı davalara bakma görevinin İdari Yargıya ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi uyarınca “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme (...) ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır. İş sözleşmesini diğer iş görme sözleşmeleri olan eser ve vekalet sözleşmelerinden ayırt edici en önemli kıstas bağımlılık ilişkisidir. Her üç sözleşmede iş görme edimini yerine getirenin iş görülen kişiye (işveren-eser sahibi veya temsil edilen) karşı ekonomik bağlılığı vardır. İş sözleşmesinde işçi, belirli veya belirsiz süreli olarak işveren için çalışır. Vekalette ise vekilin belli bir zamana bağlı olarak çalışması söz konusu değildir. Vekil kural olarak uzmanlığı bakımından iş sahibinin talimatları ile bağlı değildir. İş sözleşmesinin varlığı, ücretin ödenmesini gerektirir. Oysa vekalet için ücret zorunlu bir unsur değildir. Vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerde, iş sözleşmesinin aksine sosyal nitelikte edimlere ve koruma yükümlülüklerine rastlanmaz. Bağımsız olarak iş gören, bu sebeple faaliyetini sürdüreceği zamanı belirlemede kısmen de olsa serbestliğe sahip olan, bütün zamanını tek bir müvekkile hasretmek zorunda olmayan vekil, farklı kişilerle ayrı vekalet sözleşmeleri yapabilmekte ve bu şekilde ekonomik olarak tek bir işverene bağlı olmaktan kurtulmaktadır. İş sözleşmesini belirleyen kriter hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık, işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki davranışlarına ilişkin talimatlara uyma yükümlülüğünü üstlenmesi ile doğar. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini; işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. Kapsam dışı personel de iş hukuku ile ilgili bir kavramdır. Kapsam dışı olmak, işçi ile işvereni arasında hizmet sözleşmesine dayanan bireysel iş sözleşmesini etkilemez. Hukukumuzda kapsam dışı olmak ya yasalardan kaynaklı olarak ya da Toplu İş Sözleşmesinde ile kapsam dışı bırakılmakla mümkün olabilir. Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/220 esas, 2008/228 esas, 2008/663 esas sayılı kararlarında bu husus istikrarlı olarak vurgulanmıştır. ... Boru Hatları ile Petrol Taşıma A. Şirketinin Türkiye’nin de taraf olduğu uluslar arası anlaşmalar ile Türkiye tarafına düşen yükümlülükleri yerine getirmeyi üstlenmiş ve bu üstlenme nedeni ile de kendi iç bünyesinde ve organizasyonu içinde Bakü- Tiflis- Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Proje Direktörlüğünü kurmuştur. Proje direktörlüğü, davalı şirket organizasyonu içinde kendisine bağlı bir kuruluş ve organdır. Bu kuruluşun işlem ve eylemlerinden dolayı ...’ın sorumluluğu ve taraf sıfatı TMK.’un 50. maddesinden kaynaklanmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının Bakü -Tiflis-Ceyhan Boru Hat İşletmesinde çalışmakta iken kamuya işçi alımı mevzuatı kapsamında açılan sınavı başardıktan sonra Devlet Personel Dairesi Başkanlığının iznine dayanılarak ... Boru Hatları ile Petrol Taşıma A. Şirketinde daimi işçi kadrosuna atamasının yapıldığı, davalı ...'taki çalışmasının 4857 sayılı Kanun kapsamındaki hizmet sözleşmesine dayandığı anlaşılmaktadır. İş hukuku uygulamasında kapsam dışı personel Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırılmayan işçileri ifade etmek için kullanılmaktadır. Başka bir anlatımla kapsam dışı personel, Toplu İş Sözleşmesin'den yararlandırılmayan iş sözleşmesi ile çalışan personel anlamına gelmektedir. Dolayısıyla davacının kapsam dışı personel olarak çalıştırılması ve atama işleminde bu hususun belirtilmiş olması aradaki ilişkinin idari iş sözleşmesi olduğunun kabulünü gerektirmez. Hal böyle olunca, davacının davalı işletmede iş akdi ile çalıştığı gözetilmeden dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.