Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/26575 E. 2012/27555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/26575
- Karar No
- 2012/27555
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, ... sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının görevlendirildiği yerlerde gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, şirketi zor durumda bıraktığını, 10.12.2008 tarihinde bilgi vermeden ... Beştepedeki görev yerini terk ettiğini, 12.12.2008 tarihinde savunmasının istendiğini, 10.01.2009 tarihinde telsiz çevrimlerine cevap vermediğini, 31.05.2009 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, 09.....2009 tarihinde görev yaptığı birimde olmadığının tesbit edildiğini, feshin bu sebeplerle haklı sebeple yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, işverenin, feshin haklı ve geçerli sebeplerle yapıldığını ıspatlayamadığı gerekçesiyle gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında ... sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli ... sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler ./.. niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve ... ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının ....10.2007-31.12.2007 tarihleri arasında 1126238 sicil nolu işyerinde, 11.01.2008-04.02.2008 tarihleri arasında 1126238 sicil nolu işyerinde, 05.02.2008-13.05.2009 tarihleri arasında 1128278 sicil nolu işyerinde, 21.05.2009-16.07.2009 tarihleri arasında 1154267 sicil nolu işyerinde davalı şirketin işçisi olarak güvenlik görevlisi göreviyle çalıştığı, ... sözleşmesinin 16.07.2009 tarihli fesih bildirimi ile davacının şirket bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 12.07.2009 tarihinde şirketle hiçbir bağı bulunmayan ve şirket aleyhine kulis çalışmaları yapan özel bir işyerinde güvenlik görevlisi olarak görev yaptığını itiraf ettiği, bu konuda yapılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen bu tutum ve davranışlarının halen devam ettiği, amirlerin verdiği talimatlara uymama ile sorumlu olduğu bölge dışında gayri resmi olarak görev almasının bağlı bulunduğu 5188 sayılı yasaya göre suç teşkil ettiği belitilerek, 16.07.2009 tarihi itibariyle feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği, davacının 10.12.2008 tarihinde ... beştepedeki görev yerini telsiz çevirmelerine katılmasına rağmen işverene haber vermeksizin terk ettiği, cep telefonuna cevap vermediği tesbit edilerek işverence savunması istendiği, davacının savunmasında iddiaları kabul etmediği, cep telefonundan aranmadığını, güvenlik kamerasından terk olayının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tesbit edilebileceğini, ihtiyaç için ayrılmış olabileceğini beyan ettiği, davacıya yazılı ihtar verildiği, 10.01.2009 tarihinde, telsiz çevrimlerine haber vermediği sebebiyle savunmasının istendiği, davacının savunmasında telsizin sesini açayım derken kıstığı sebebiyle cevap veremediğini bildirdiği, 31.05.2009 tarihinde mazeretsiz olarak işe gelmediği sebebiyle savunmasının istendiği, davacının savunmasında, işe gelmediği gün pazar günü olduğunu, hafta tatili olduğundan ve bu gün çalışması gerektiğine dair bilgi verilmediğinden işe gelmediğini belirttiği, 09.....2009 tarihinde, görev yaptığı birimde olmadığının tesbit edilerek davacıya ihtar verildiği, davacının imzadan imtina ettiği, iddiaları kabul etmediği, 27.....2009 tarihinde, telsiz çevrimlerine cevap vermemesi sebebiyle savunmasının istendiği, davacının savunmasında, ondört saat çalıştırılması sebebiyle 15-20 dk uyukladığını, ikinci çevrime ise ihtiyacını giderdiği saate denk geldiği için çevrime katılmadığını beyan ettiği, 16.07.2009 tarihinde, davacının davalıya rakip başka bir firmada güvenlik olarak görev yaptığının tesbit edildiği, davacının, firmanın rakip firma olmadığını, bu şirkete gece nöbet hizmeti verildiğini, pazar günü gündüz de hizmet verilmesinin istenmesi üzerine davacının nöbet tuttuğu, 50,00 TL ücret yerine işverence 30,00 TL verilmesi sebebiyle çıkan tartışma sonucu işten çıkarıldığını iddia ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının yukarıda anılan bir kısmını mazeret belirterek, bir kısmını da zımni olarak kabul ettiği, işyerini mazeretsiz olarak terk etme, telsiz çevirmelerine cevap vermeme, mazeretsiz olarak işe gelmeme, görev başında uyuklama gibi olumsuz davranışlarının 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ./.. ağırlığında olmasa da işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar niteliğinde oldukları ve işyerinde olumsuzluklara yol açtığı nedeniyle geçerli nedenle fesih şartlarını oluşturduğu düşünülmeden davanın reddi yerine yanlış değerlendirme ile kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.