Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/21600 E. 2012/20964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/21600
Karar No
2012/20964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili feshin geçersizliğine ve işe iadesine, buna bağlı kanuni haklarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, işyeri başhekimini şikayet eden ...'ın dilekçesini davacının yazdığını, ses CD'sini de davacıdan aldığını, davacının mesnetsiz şikayeti ve kötüniyeti sonucu iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi gereğince feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan yargılamada şikayet dilekçesinin davacı tarafından yazıldığının ispatlanamadığı, kaldı ki şikayet hakkının kullanılmasının geçerli bir fesih nedeni sayılamayacağı, böylelikle feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü kendisinde bulunan işveren tarafından bu ispat yükümlülüğü yerine getirilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı şirket vekili ve Bakanlık vekilince temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkanı vermez. Somut olayda; davalı işverene ait işyerinde veri hazırlama elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, başhekimi şikayet eden ... isimli eski bir çalışanın şikayet dilekçesini davacının yazdığı, ses CD'sini de davacının temin ettiği, bu davranışının ve asılsız isnatlarının işyeri itibarını zedelediği, çalışma düzenini etkilediği iddiası ile haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca dilekçenin yazımına yardımcı olduğu belirtilen ... isimli çalışanın da iş sözleşmesi aynı nedenle feshedilmiştir. Söz konusu şikayet dilekçesi üzerine başhekim hakkında yapılan inceleme neticesinde hakkında yapılacak idari ve kanuni bir işlem olmadığına karar verilmiştir. ... isimli kişinin şikayet tarihinde şirkette çalışmıyor olması göz önünde bulundurulduğunda şikayet dilekçesinde belirtilen ve işyeri ile ilgili olan bilgileri çalışanlardan birinden aldığı ve ses CD'sini de davacıdan aldığı tartışmasızdır. Davacının, başhekim hakkında asılsız isnatlarda bulunan ve bundan dolayı hakkında ceza davası açılan ...'a yardım ettiği, bu şekilde işverene karşı doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranışta bulunduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, işçinin davranışının haklı fesih nedeni oluşturduğu gözetilmeden davanın reddi yerine yazılı gerekçeyle davanın kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 181,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/21600, K. 2012/20964, T. 04.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-21600-e-2012-20964-k-adcba88cd23e