Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/2113 E. 2012/16889 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/2113
- Karar No
- 2012/16889
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı tarafın temyiz itirazlarının reddine, 2- Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince, Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169 uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1 inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Kanun'un 329 uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Kanun'un 330 uncu maddesi uyarınca, vekâlet ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf lehine kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulacak, vekâlet ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır. Dosya içeriğine göre, mahkemece davanın kabulü ile davacının işe iadesine, davacı lehine dört aylık işe başlatmama tazminatına ve dört aylık boşta geçen süre ücret alacağına karar verilmesi yerindedir. Ancak, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi hatalı ise de, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ : Mahkemece verilen kararın hüküm fıkrasının 7. bendindeki “davacı tarafından yapılan toplam 140,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinden sonra gelmek üzere ve 8. bent olarak “Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık ücret tarifesine göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 2,75 TL'nin davacıya arta kalanın davalıya yükletilmesine 13.07.2012 gününde oy birliği ile karar verildi.