Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/20690 E. 2012/27844 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/20690
- Karar No
- 2012/27844
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, fazla mesai, hafta tatili ile ulusal ... genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının davalı ... tarafından bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini belirterek fazla mesai, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının işyerinde çalıştığı döneme ilişkin alacağının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davacının hüküm altına alınan alacaklarının sadece tanık beyanlarına dayanılarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı belediyenin bir kamu kurumu olduğu ve kamu kurumlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu isteklerin salt tanık beyanlarına dayanılarak kabulü isabetli olmamıştır. Somut olayda öncelikle bilgisine başvurulmuş olan tanıkların davalı belediyeye karşı davalarının olup olmadığı (birbirine tanıklık halinin bulunup bulunmadığı) belirlenmeli ve davalı belediyeye yazı yazılarak davacının dava konusu alacakların ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, davalı belediyenin ulusal ... ve genel tatil günlerine ait çalışma düzenini belirleyen belgeler getirtilmeli, ayrıca daha önce aynı isteklerle davalı belediyeye karşı dava açılıp açılmadığı, açılmış ise o davalarda toplanmış olan deliller ve verilmiş kararlarda nazara alınarak tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu suretle davacının dava konusu alacaklarının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.12.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Somut olayda taraflar arasında davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığı uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi bulunmaktadır. Dava konu fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ve hafta tatili alacakları tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konudur. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31.maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus da bulunmamaktadır. Tarafların kendi ellerindeki delilleri mahkemeye ibraz etmeleri, başka yerden getirtilecek delilleri ise nereden getirtileceği konusunda bilgi vererek mahkemeden getirtilmesini talep etmeleri gerekir. Mahkemece tarafların sunduğu tüm belgeler incelenerek sonuca gidilmiştir. Davalı kurumun yargılama sırasında eksik inceleme yapıldığı yönünde bir talebi bulunmadığı ve bu hususu temyiz konusu da yapmadığı halde yargılama hukukuna ilişkin genel ilkeler göz ardı edilerek, davalı tarafın sunmadığı delillerin re'sen getirtilmesi “silahların eşitliği ilkesi”ne aykırıdır. Davalı kurum, bozmada sözü edilen belgelere dayanmadığı gibi bu belgelerin tamamı zaten davalı tarafın elindedir. Ayrıca yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının aynı yönde davalarının olup olmadığına dair davalı tarafın herhangi bir itirazı da olmamıştır. Davalı tarafın sunmadığı belgelerin re'sen getirilerek davacı aleyhine değerlendirilmesi halinde usul hükümleri ihlal edilmiş olacaktır. Somut olayda, davacı, hüküm altına alınan fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarını kanıtlamak bakımından tanık dinletmiştir. Davacı tanıkları davacının haftanın beş günü 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki pazar günü çalıştığını, dini bayramlarda bir gün, milli bayramlar da ise nöbetleşe çalışıldığını belirtmişlerdir. Davalı tanıkları ise haftanın beş günü 08.00-17.00 saatleri arasında çalışıldığını, ayda iki pazar çalışıldığını, dini ve milli bayramlarda nöbetleşe çalışıldığını açıklamışlardır. Buna göre toplu ... sözleşmesi uyarınca davacının haftalık 42 saati aşan bir çalışmasının bulunmadığı, ayda iki hafta tatili, dini bayramlarda bir gün, milli bayramlarda ise nöbetleşe çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda tanık anlatımlarının aksine haftanın altı günü çalışma yapıldığı kabul edilerek fazla mesai hesabı yapılması, ayrıca mili bayramların tamamında çalışıldığının kabulü dosya içeriğine uymamaktadır. Mahkeme kararının fazla mesai, ulusal ... ve genel tatil alacağı yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulması gerekirken, taraflarca hazırlama ilkesine aykırı olarak davalı tarafın elindeki delillerin re'sen getirilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. 11.12.2012