Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/17285 E. 2012/23743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/17285
- Karar No
- 2012/23743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacın iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının devamsızlığının haklı mazerete dayandığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin izinsiz ve mazeretsiz olarak devamsızlık yapması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II-g. bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır. İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermemektedir. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre, davacının davalı şirket işçisi olarak 02.04.2007 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, 26.03.2008-12.04.2008 tarihleri arasında yıllık izne ayrıldığı, 09.04.2008-11.04.2008 tarihlerinde geçerli olmak üzere sağlık raporu aldığı, iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından 18.04.2008 tarihli fesih bildirimi ile 09.04.2008 ve 12.04.2008 tarihli tutanaklarla yapılan kontrollerde görev yerinde bulunmadığı, işyeri sorumlusuna haber vermeden mesaiye gelmediği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g. maddesi gereğince devamsızlık nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı yıllık izin bitiminde 09.04.2008 günü işe başlaması gerekirken sağlık sorunları nedeni ile işgöremezlik raporu almışsa da davacının aldığı raporu işverene bildirmediği gibi rapor bitiminde 12.04.2008 günü işe gitmediği sabittir. İşgöremezlik raporu nedeniyle davacının devamsızlığı gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Açıklanan bu olgular fesih için haklı sebep ağırlığında olmasa da geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Bu itibarla işe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 30.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.