Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/17178 E. 2012/21978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/17178
- Karar No
- 2012/21978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek; feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının işyeri hekimi olarak çalıştığını, davacı faaliyetinin serbest meslek faaliyeti olduğunu, tüm mesaisini müvekkili şirkete ayırmadığını, müvekkili şirkette ayda toplam iki iş günü çalıştığını, işyeri hekimliği sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi olmayıp karma sözleşme mahiyetinde olduğunu, bu itibarla işe iade davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, ayrıca daha kapsamlı ve kurumsal bir firmadan işyeri hekimliği hizmeti almayı amaçlayan müvekkili firmanın sözleşmeyi geçerli nedenle feshettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, işverenin feshin geçerli sebeplere dayandığını iddia ve ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği, fesih gerekçesinin 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında geçerli bir fesih niteliği taşımadığı, feshin son çare olması ilkesi dikkate alınmaksızın iş sözleşmesinin tek yanlı bildirimsiz feshedildiği, iş sözleşmesinin haklı bir sebep bulunması halinde taraflara fesih imkanı verdiği ancak işveren tarafından haklı sebebin varlığını iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep Ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma imkanlarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre, davalı işyerinde işyeri hekimi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, firma olarak verilen karar uyarınca daha kapsamlı ve kurumsal bir firmadan işyeri hekimliği ve diğer sağlık hizmetlerini almaya karar verildiği gerekçesi ile tek taraflı olarak sözleşme uyarınca fesih ihbarının üç ay önceden yapılacağı belirtilmesine rağmen derhal fesih sebebiyle üç aylık ücreti peşin ödenerek feshedilmiştir. Dosyaya sunulan sözleşme örneğine göre davalı işverenin daha kapsamlı bir firmadan sağlık hizmeti aldığı ve işyerinde sürekli olarak bir hekimin görev yapacağı anlaşılmaktadır. İşverenin yönetim yetkisi kapsamında almış olduğu karar uyarınca davacının iş sözleşmesini feshettiği ve feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşılmaktadır. Davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeperle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.