Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/15592 E. 2012/19733 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/15592
Karar No
2012/19733
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, gerçekleştirilen organizasyon değişikliği nedeni ile geçerli sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davalı işverenlikte saha destek elemanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, teknik destek hizmetlerinin dışarıdan hizmet temini ile alınmasına karar verilmesinden dolayı, organizasyon değişikliğine gidilmesi üzerine istihdam fazlalılığı oluştuğu ve işyerinde çalıştırılabilecek uygun bir pozisyon bulunmadığı gerekçesiyle geçerli sebeple feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Somut olayda, mahkemece, fesih bildiriminde belirtilen olguların gerçek olup olmadığı hususunda, bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığından feshin geçersizliğine karar verilmiş ise de, davacının davalı işyerinde somut olarak hangi pozisyonda istihdam edilebileceği ortaya konulmadan, anılı ilkeye uyulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Bu sebeple, işyerinde uzman bilirkişiler refakati ile keşif yapılmak suretiyle, davacının da nitelikleri göz önünde bulundurularak, hangi pozisyonda değerlendirilebileceği açık ve somut bir şekilde belirlenmeli iken, eksik araştırmayla karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/15592, K. 2012/19733, T. 25.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-15592-e-2012-19733-k-60958ea22926