Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/15470 E. 2012/20567 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/15470
- Karar No
- 2012/20567
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 22.05.2008-12.09.2011 tarihleri arasında endüstriyel direktör olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle feshedildiğini, müvekkilinin savunmasının alınmadığını, davacının yaptığı işe olan güvenin somut göstergesi olarak yükümlülüklerinin artırıldığını, bu sebeplerle müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette endüstriyel direktör olarak çalıştığını, davacının görev tanımına göre işyerinin bütününü sevk ve idare yetkili işveren vekili yardımcısı olduğunu, davacının işe alma ve işten çıkarma yetkisinin bulunduğunu, bu duruma göre işveren vekili yardımcısı olan davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi hükümlerine göre işe iade davası açma hakkı bulunmadığını, davacının işveren vekili olmadığının varsayılması halinde dahi davacının performansının pozisyonuna ve görev tanımıdaki gerekliliklere göre düşük olduğunu, davacının bu sebeple bir çok kereler sözlü ve yazılı uyarıldığını, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki iş sözleşmesinin, davalı işveren tarafından geçerli sebebe dayanılmadan feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Dosya içeriğine göre, davacının 22.05.2008-12.09.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde endüstriyel direktör olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin performansının düşüklüğü sebebiyle geçerli sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının,davalı işyerinin organizasyon şemasına göre Genel Müdüre bağlı endüstriyel direktör olarak çalıştığı, dinlenen davalı tanıklarının beyanlarında davacının Genel Müdüre bağlı olarak çalıştığını, işe işçi alma ve çıkarma yetkisinin bulunduğunu, Genel Müdürün olmadığı toplantılarda toplantıya davacının başkanlık ettiğini belirtmeleri karşısında tüm hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirkette endüstriye direktör olarak Genel Müdüre bağlı işveren vekili yardımcısı olarak görev yaptığı anlaşılmaktadır. Davacı fesih tarihi itibari ile işveren vekili yardımcısı olduğundan iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 370,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan temyiz harcının istek halinde kendisine iadesine, kesin olarak 01.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.