Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/13364 E. 2012/20957 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/13364
Karar No
2012/20957
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, haklı ve geçerli bir sebep olmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili, davalı işyerinde 30'un altında işçi çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeplerle feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından edilmiştir. Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir. Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır. Somut olayda davacının Türkiye'de ayrı bir şirket olarak kurulmuş olan ... Aydınlatma İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'nde çalıştığı, adı geçen şirketin ayrı bir tüzel kişiliği bulunduğu ve şirketin irtibat bürosu mahiyetinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yurt dışındaki şirketlerde çalışan işçi sayısının davalı şirkette çalışan işçi sayısına eklenmesi mümkün değildir. 30 işçi sayısının davalı şirkete ait işyeri ile sınırlı olarak belirlenmesi gerekir. Fesih tarihi itibari ile şirkette çalışan işçi sayısı altı olup davacının iş güvencesinden yararlanabilmesi için işyerinde fesih tarihi itibari ile otuz işçi çalışıyor olması şartı gerçekleşmemiştir. Bu durumda, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 697,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/13364, K. 2012/20957, T. 04.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-13364-e-2012-20957-k-c8f4e29fa429