Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/12459 E. 2012/20849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12459
- Karar No
- 2012/20849
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, davacının işten sıkıldığını artık çalışmak istemediğini kıdem, ihbar tazminatının ödenmesi durumunda kendi isteği ile ayrılacağını beyan etmesi üzerine davacıya kıdem ihbar ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece iş sözleşmesinin fesih tarihi ile istifa dilekçesinin aynı gün imzalanması, işten ayrılış bildirgesinde fesih sebebi (04 kodu ile) işveren feshi olarak belirtilmesi, davacının kıdem, ihbar tazminatını alabilmek için istifa dilekçesini imzaladığı kanaatini doğurduğundan davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir. İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Dosya içeriğinden 14.03.2007 tarihinden beri işyerinde şoför olarak çalışan davacının 21.09.2011 tarihli imzasını inkar etmediği istifa dilekçesinde: kıdem, ihbar tazminatının ödenmesi kaydı ile görevinden affını istedği işvereninde aynı günlü fesih bildiriminde görülen lüzum üzerine 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca kıdem ihbar tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin 21.09.2011 tarihi itibarıyla feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda hem davacı hem davalı iş sözleşmesinin feshini gerektirecek bir vakaya dayanmamıştır. Davacının içeriğini ve imzasını inkar etmediği istifa dilekçesinin geçerliliğine engel bir hukuki durumda söz konusu değildir. Bu durumda davacının iş sözleşmesinin tazminatlarının ödenerek feshini istediğine dair dilekçesi bozma sözleşmesi teklifi olarak değerlendirilmesi gerekir. Davalı işverence de bu icaba karşı davacıya tazminatları ödenmek suretiyle olumlu cevap verdiğine göre tarafalar arasında işçiden gelen bozma sözleşmesi isteğinin varlığı sebebiyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 04.10.2012 tarihinde karar verildi.