Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/12457 E. 2012/20847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/12457
- Karar No
- 2012/20847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, davacının istemesi üzerine web tasarım işinde çalıştığı yeni organizasyon kapsamında bilgi, giriş ve güncelleme işi bittiği davacının tekrar görevi olan basın biriminde çalışmak istemediğinden başkada uygun kadro olmadığından feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, fesih sebebi açık ve kesin belirtilmediğinden feshin geçersizliği ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının 01.10.2010 tarihinde basın müşaviri olarak işe başladığı 20.01.2012 tarihli fesih bildiriminde işyerinin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sendikada istihdam azaltılmasına gidiliği bu sebeple iş sözleşemesinin feshedildiğinin bildirildi anlaşılmıştır. İşveren işyeri gerekleri kapsamında istihdam fazlalığı bulunduğunu ileri sürüdüğü ve cevap dilekçesinde de yeni yapılanmadan bahsediliğine göre mahkemece bu iddialar araştırılmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Somut olayda işyerininin bütününde veya davacının çalıştığı birimde yeniden yapılanmaya gidildiğine dair kayıt ve belgeler getirtilerek varsa yapılanma kasamında davacının başka bir birimde değerlendirilip değerlendirilemeyceği ve aynı nitelikte fesihten sonra işçi alınıp alınmadığı konusunda gerektiğinde işyeri kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.