Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/17004 E. 2012/10391 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/17004
- Karar No
- 2012/10391
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, son kullanma tarihi geçmiş ürünün satıştan kaldırılmaması ve son kullanma tarihinin kalem ile değiştirilerek satışa sunulması sebebi ile doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu sebebi ile davacının iş sözleşmesi feshedilmiş ise de iddiadan başka somut delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu sebeple iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Somut olayımızda, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin üzerlerindeki tarihlerin değiştirilerek satışının yapılması sebebi ile görev ve sorumluluklarına aykırı hareket ettiğinden ötürü mağaza sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar sebebi ile feshedildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının çalıştığı mağazada şirket yetkililerince yapılan kontrollerde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin üzerindeki son kullanma tarihlerinin elle değiştirilerek farklı bir tarih yazıldığı ve bu ürünlerin satışta olduğunun tespit edildiği, mağaza personeli ile yapılan görüşmelerde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tarihlerinin değiştirilmesi eyleminin ilk olmadığı daha önce de ürünlerin üzerindeki tarihlerin değiştirilmek suretiyle satışının yapıldığı belirlenmiştir. Son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin fire prosedürüne göre fire defterine kaydedilip bölge sorumlusu ile görüşüldükten sonra imha edilmesi gerektiği, davacı görev tanımına göre; fire prosedürüne göre uygulama yapma sorumluğunun ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin satıştan kaldırılması, denetlenmesi işinin mağaza sorumlusu olarak davacının görevi olduğu anlaşılmaktadır. Son kullanma tarihleri geçmiş olması sebebiyle insan sağlığına zarar verecek nitelikte olan ve bu sebeple satıştan kaldırılması gereken ürünlerin satışı yapılmış olup, davacı görevini yerine getirirken gerekli özen ve dikkati göstermemiştir. Fesih geçerli sebebe dayanmaktadır. Davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 18.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.