Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/16232 E. 2012/13111 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16232
Karar No
2012/13111
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davalı şirkette ilaç mümessili olarak 22/09/2006 tarihinden 11/01/2011 tarihine kadar çalışan davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. ve 18. maddeleri gereği feshedildiğini, baskı ve tehdit ile ikale sözleşmesi imzalatıldığını, davacının dört yıllık sigortalılığı ve primlerin tam ödenmiş olması sebebiyle üçyüz gün işsizlik ödeneği almaya hak kazandığını, davacının çalıştığı işyeri ve almakta olduğu ücret göz önüne alındığında üç aylık ek ödemenin, ikalenin amacına uygun olmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, ekonomik krizin davalı şirketi etkilediğini, bu durumda şirketin bazı tedbirler almak zorunda kaldığını, öncelikle işten ayrılmak isteyenlere ihbar, kıdem tazminatı ile ek bir ödeme ve ikale anlaşması yaparak işten ayrılma imkanı tanıdığını, davacının da söz konusu imkanı kullanarak 11/01/2011 tarihinde ikale anlaşması yolu ile ayrılmak istediğini bildirdiğini, davacının tüm kanuni hakları ve ek ödemeleri yerine getirildiğini, ikale ile işten ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının davalı işyerinde çalışmış olduğu süre ve almış olduğu ücret itibariyle taraflar arasında ikale sözleşmesini gerektiren karşılıklı menfaatlenmede makul bir dengenin bulunmadığı, davalı işveren tarafından yazılı bir feshin yapılmamış olması, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı iş sözleşmesinin davalı işveren haklı veya geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliği ile kanuni hakların belirlenmesini istemiş; buna karşılık davalı işveren iş sözleşmesini ikale (anlaşma) suretiyle sona erdirildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı işveren ekonomik krizden etkilendiği gerekçesiyle öncelikle ayrılmak isteyenlerle anlaşmak suretiyle hizmet sözleşmesini sona erdirmek istediğini bildirdiği bunun üzerine dvacının istifa dilekçesi verdiği ve işverence ihbar ve kıdem tazminatı dışında 8.159,09 TL brüt ek ödeme yapmak sureti ile hizmet sözleşmesini sona erdirdiği anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin bozma iradesinin davalı işverenden geldiği anlaşılmakla birlikte davacı da bu iradeye katılmış ve böylece taraf iradeleri işverence sağlanan ek menfaat de gözetilerek hizmet sözleşmesinin sona erdirilmesi yönünde birleşmiştir. İşverence sağlanan ek menfaat miktarı başka deyişle makul yarar davacının kıdemi dikkate alındığında yeterli bulunmaktadır. Davacının eğitim düzeyi ve işyerindeki konumu da dikkate alındığında ikalenin geçersiz olmadığı anlaşıldığından ve iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirilmesi durumunda işe iadeden söz edilemeyeceğinden davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile yazılı gerekçe ile kabulü hatalı bulunmuştur. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 106,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16232, K. 2012/13111, T. 11.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-16232-e-2012-13111-k-891eb2cef976